Burası animecilerin yeri bur da animeler hakkında bilgi bulabilirsiniz veya paylaşım için yorum yazabilirsiniz hemen 1 gün için de cevaplanıcaktır !
29 Haziran 2013 Cumartesi
Sultan Taşkıran (Hatsune_miku5): Dailymotion üzerindeki videoları
Sultan Taşkıran (Hatsune_miku5): Dailymotion üzerindeki videoları arkadaşlar eski hesabım şifresini unuttum isterseniz videoları izleyebilirsiniz wedding peac var he :D
27 Haziran 2013 Perşembe
2.BÖLÜM: Luna ve Artemis Kayboluyor
Usagi ve diğerleri pastane de oturmuş içeceklerini içiyorlardı.Bir süredir sessizce oturmuş dün olanları düşünüyorlar ve bir anlam vermeye çalışıyorlardı. Usagi içeceğinden bir yudum aldıktan sonra üzgün bir ifade ile arkadaşlarına döndü.
"Offf kızlar Luna dün akşam gelmedi.Çok endişeleniyorum onun için."
"Aynı şekilde Usagi.Artemis de gelmedi dün akşam eve."diye katıldı Minako Usagi'e. Makoto bilmiş bir hava takındı.
"Sizce bunlar yanlız kalmak istemiş olmasınlar ha?"
"MAKOTO!"diye bağırdı her biri. "Şey kızlar,başlarına kötü bir şey gelmiş olmasın????" dedi Ami. Bunu demesi ile birlikte Usagi göz yaşlarını serbest bıraktı. Minako kararlı bir şekilde her iki elini masaya vurdu ve ayağa kalktı.
"Hayır! Burada bu şekilde oturup bekleyemem.Onları aramaya gidiyorum!"
"Bende! bende!"dedi Usagi ve Minako'un arkasına takıldı. Birkaç saniye sonra ise arkalarında arkadaşları dışarı çıktılar. Usagi Luna'yı, Minako'da Artemis'i düşünüp düşünüp endişeleniyorlardı. Ami haklı olabilirdi.Ya onlara birşey oldu ise? Aksi halde gelmelerini engel olan şey ne olabilirdi? Keisnlikle dün onları yalnız başlarına göndermemeliydiler.
"Selam kızlar" diye bir ses duydu Usagi. Arkasını dönünce uzun boylu,esmer saçlı yakışıklı bir erkek gördü. "MAMORU!!!" diyip kendsini mamoru'un kollarına attı."Biliyormusun,Luna ve Artemis kayboldu!"
" Kayıp mı oldular? ne zaman?"
"Dün. Şu kayan yıldızları görmüşsündür herhalde" dedi Rei. Mamoru başını sallayınca sözüne devam etti."İşte ondan sonra doğru düzgün birşey söylemeden hızla kayboldular.Dün akşam da eve gelmemişler hala ses seda yok."
"Biz de onları aramaya çıktı" diye ekledi makato. Mamoru birkaç saniyeliğine düşündü. Daha sonra kızlara döndü. "Tam olarak nereye doğru gitiklerini biliyormusunuz???"
"Kuzey-Batı yönüne gittiler." dedi Ami. "Sanırım şu kayan yıldızlar ile bir ilgisi var kayboluşlarının."
"Belki de o kayan şeyler yıldız değildir????" diye fikir yürüttü Makato.
"Olabilir ama o şeylerden bir tane bulamadan birşey diyemeyiz. Çok ilginç aslında, haberlerde de geçiştirdiler.Çok bilgi vermediler."dedi Ami. "Hmmm. Kuzey-Batı yönünde tam sınıra yakın bir yerde ormanlık bir alan var.Oradan başlarsak birşey bulabiliriz belki.Gidelim kızlar." dedi Mamoru."Onları bulucaz Usagi merak etme."dedi mamoru. Usagi gülümseyip mamoru ya sarıldı ve yola koyuldular.
Bir saat sonra ormanlık alanın girişine vardılar.Ami küçük biligsayarını çıkartıp ormanın haritasını çıkartmaya başladı. Diğerleri de "Luna ve Artemis" diye bağırıp kayıp kedileri arıyorlardı. Bir süre sonra bir düşme sesi ve ardından gelen acıklı bir ses duyuldu. Sesin sahibini hemen buldular. Rei bir taş'a takılıp yere düşmüş ve dizinde hafif sıyrıklar oluşmuştu. Makato hemen Rei'in yanına koşup onu yerden kaldırdı.
"Bu taşı görmedim."
"Sakar Rei. üstüne üstelik bir de körsün.Koca taşı nasıl görmezsin"diye takıldı usagi eline bir koz geçirerek.
"BANA BAK SEN!..."
"Hey kızlar bakın bir!" Ami diğerlerini uyarark yanına çağırmıştı arkadaşlarını.Elindeki bilgisayarı ile taşı inceliyordu. Diğerleri de yanına gelince biraz şaşkın bir hali olduğunu gördüler.
"Bu taş.Ay taşı."
"NE???" Dediler hep bir ağızdan. usagi öne atlayıp Ami'in bilgisayarını elinde alıp baktı sonra birşey anlamadan geri verdi.
"Nasıl yani??? Ay'dan mı gelmiş???"
"Evet.Dün gördüğümüz yıldız yağmuru ay'dan gelen taşlar.Bunlar ufak parçalar.Ben son bir tane büyük bir parça daha düştüğünü gördüm."
"Şimdi Luna ve Artemis'in neden bu şeylerin ardından gittiklerini anlıyorum. Büyük olasılıkla bu taşların nereden geldiğini anlamışlardır. Hadi onları bulalım." dedikten sonra mamoru ormanın içine girdi ve diğerleride arkasından.Hepsi çok temkinli davranıyorlardı.Az bir ileride bir krater gördüler.
"Hey! Bu da nedir?? Sanrım senin büyk taşını bulduk Ami" dedi Makato ve koşarak kraterin yanına koştu.Aynı anda gözleri şaşkınlık ve endişe ile açıldı. Diğerleride arkasından gelince Usagi ve Minako krater'e baktı ve yere çöktüler.Gözlerinden birkaç damla yaş geldi. İkisi de aynı anda...
"Luna? Artemis???" Diğerleride şaşkınlıkla iki büklüm şekilde silindir bir kavanoz'u andıran iki nesnenin içinde uykuya dalmış gibi duran Luna ve Artemis'e baktılar.
Bir apartman dairesinde oturan bir grup genç,iki silindir kavonozu andıran bir nesnenin içinde iki büklüm duran kedileri sessizce izliyordu. Ami küçük bilgisayarı ile kavanozları incleyip kedilerin durumunu öğrenmeye çalışıyordu. Usagi de mamoru ya sarılmış gözünü Luna'dan ayırmıyordu.Diğerleri ise aynı şekilde kedilere bakıyordu.
"Onlar öldü mü?" diye sessizliği bozdu Usagi. Minako aniden Usagi'e döndü.Gözlerinde kızgınlık ve hüzün vardı.
"NE DEMEK ÖLDÜ MÜ!!!!!! ELBETTE Kİ HAYIR.BİR DAHA SAKIN BUNU SÖYLEME USAGİ" Usagi'de dahil herkes Minako'un bu tepkisine karşı şaşkınlıkla baktılar.Minako'dan beklenmeyecek bu haraket hepsini şoke etmişti. Usagi daha fazla dayanamayıp sessizce göz yaşlarını akıtmaya başladı. Minako Usagi'in gözyaşlarını görünce sakinleşti ve öfke yerini mahçuluğa bıraktı.
"Özür dilerim kızlar. Usagi,sen, kırmak istemedim." gözlerini yere çevirerek. Mamoru ayağa kaltı ve iç rahatlatıcı bir şekilde gülümsedi ve kedilere döndü. "Merak etmeyin kızlar. Onlar ölü falan değiller ve ölmeyeceklerde.Sadece...sadece uyuyorlar." Ami hariç hepsi Mamoru'a döndü. Ami bilgisayarını kapatıp arkadaşlarına döndü.Yüzünde ciddi bir ifade vardı.
"Mamoru haklı kızlar, Luna ve Artemis hala yaşıyorlar ve her zamankinden daha çok sağlıklılar. Bu şeyler bir şekilde onları uyku moduna sokmuş."
"Ama neden?" dedi Makato. Ami bilmediğini belirten bir omuz haraketi yaptı. " Bilemiyorum ama sanırım bunun ay krallığı ile bir ilgisi var."
"Ay Krallığı mı?" dedi Usagi ve Eski yaşamında ki hayatını hatırladı. "Ama ne gibi bir ilgisi olabilir ki ?"
"Bilmiyorum Usagi daha doğrusu tam olarak birşey söyleyemem."
"Belki bir mesaj gelmiştir?" diye fikir yürüttü Rei.
"iyi de nasıl? Yok olan bir krallıkdan nasıl bir mesaj gelebilir?"dedi Minako.
"Yok olmuş olabilir ama Kraliçe Serenity'nin ruhu hala orada olduğuna göre, bu mümkün olabilir.Yine de bu şekilde bir mesaj geleceğini hiç sanmıyorum." dedi mamoru ve kanepe ye geri oturdu. Usagi ve Minako biraz rahatlamış görünüyorlardı. Yine de en yakın dostlarının bu şekilde olması ve ne olacağını bilmemeleri onları sıkıntı içinde olmalarını sağlıyordu.
"Bu şeylerin açılmasını sağlayacak bir mekanizma yok.Bu yüzden en iyisi kendi kendilerinin açılmasını beklemek."dedi Ami ve çantasını toparlayıp ayağa kalktı. Mahçup bir yüz ifadesine büründü[/b]."Kızlar üzgünüm ama gitmek zorundayım. Kursum var."
"Sorun değil Ami. Bizde gitsek iyi olacak artık." [b]dedi Rei. Sonra da herkes ayaklandı ve eşyalarını toparladı. Usagi ve Minako LUna ve Artemis'i çantalarına gizlediler ve herkes evinin yolunu tuttu.
Usagi sessiz bir şekilde evine girdi ve doğruca odasına yöneldi.Saat 20:05'di ve buna rağmen yorgun ve uykusu vardı.
"Hey Usagi! Bu evin kuralları var bu şekilde geç saatlerde gelemzsin!"
"Kes sesini!" dedi Usagi ve odasına çıkıp yatağın elbiseleri ile uzandı. Kesinlikle kardeşi ile uğraşacak hali yoktu. En iyi dostu için çok endişeleniyordu. Usagi, Luna ile ilk karşılaşını,beraber göğüs gerdikleri günleri hatırlayarak uykuya daldı.
Gece saat 04:00'da Usagi'in çantasında bir kıpırtı oldu ve uzun bir kuyruk çıktı.Daha sonrasında ise anlında ay olan bir kafa göründü.
Luna Usagi'in çantasından çıkıp Usagi'in yatağına zıpladı ve pencereden ay'a baktı.Her zamankinden çok daha güzel ve parlak görünüyordu.
"Ah Kızlar, sanırım normal bir hayat hiç süremiyeceksiniz..."
bağlantı;bağlantı için tıklaman yeterli :D
Saygılarla.....
21 Haziran 2013 Cuma
Ay Savaşçısı Güç'ün Kaynağı
1.BÖLÜM: Kayan Yıldızlar
Tokya'da olağan bir gündür.Sokalar, yaz sıcağında dondurmacıdan dondurma almak için kapışan çocuklar, serinlemek için yüzmeye giden gençler ve yaz vakti işe gitmek zorunda oldukları için sinir küpüne dönmüş insanlar ile kaynıyordu.
Usagi ve arkadaşları ise, Game Crown Center'da oturmuş Usagi ve Makoto'un yarışını izliyorlardı. Ami her zamanki gibi ders kitabına gömülmüş arada bir kızların yarışına bakarken Rei ise kolasını içip ilgisiz bir şekilde kızlara bakıyordu. Minako ise Usagi ve Makoto'un arkasından ilgi ile arkadaşlarının yarışını izliyordu. Lune ve Artemis de yerde sıcaktan bıkkın bir şekilde yatıyorlardı. En son Galaksiya'ya verdikleri savaşın üzerinden tam bir yıl geçmiştir ve o zamandan beri olağan dışı birşey olmamıştır. Michiru keman resitalleri vermeye başlamıştı ve Haruka ise yarış üzerine yarış kazanmıştı. Mamoru Usagi'nin göz yaşlarına dayanamayınca yurt dışında eğitim almaktan vazgeçerek Tokyo Üniversitesine devam etmeye başlamıştır. "Hadi Artık bitirin şu oyunu! Usagi kaçıncı kez yenilmeyi düşünüyorsun sen "
Rei artık sıcağında etkisi ile daha fazla dayanamamış ve söylenmeye başlamıştı. Tam o sırada Makoto zafer çığlığı atarak usagi'i yendiğinin mesajını verdi. Usagi göz yaşlarına boğuldu ve birkaç saniye sonra ise Rei'in tepesine dikelerek ona bağırmaya başladı.
"HEP SENİN YÜZÜNDEN! NE VAR ŞU ÇENENİ KAPATSAN! " Rei ise usagi'in tam aksine çok sakin ve umursamaz bir şekilde konuşmaya devam etti. "Ya tabi tabi.Benim yüzümden değil mi? Bundan önceki iki seferde benim sesim yüzümden kaybettin zaten. "
"Ah kızlar uzatmayın oyun alt tarafı" dedi Ami. Ders kitabını kapatıp gülümsedi.Ama Usagi'in alev saçan gözlerini görünce gülümsemesi yüzünden siliniverdi. Makoto ve Minako ise vakit kaybetmeden yarışmaya başlamışlardı.Usagi buna aldırmadı ve sakin bir tavır takındıktan sonra Rei'ye döndü"Zaten senin bu karga sesinle kimin olsa konsatresi bozulurdu.Bak Ami'ye onunda bozuldu."
"Konsatre değil Konsatrasyon Usagi" dedi Ami ortamı yumuşatmak isteyen bir ses ile. Ama hiçbir işe yaramamıştı.Rei bu sözler karşısında Usagi'e bağırmaya başladı.Sesi her yerde inlemeye başladı."NE!!!! KARGA SES Mİ? SEN KENDİ SESİNE BAK HELE! SENİ BECERİKSİZ! BİRDE BANA SUÇ ATIYORSUN! "
Usagi ağlama kırizine girdi ve göz yaşları boşalmaya başladı.Rei ise umursamaz bir şekilde kollarını bağlayıp yerine oturdu. Zavallı Luna ve Artemis ise bu olayda geri kalmak için uğraşıyordu. Tam o sırada Minako'un sesi duyuldu. , "YA HAYIR! KAYBETTİM! " Ardından da Makoto'un meşhur kahkahası geldi.
Usagi ve kızlar Rei'in evi dediğin tapınakta oturmuş sohbet ediyorlardır.Usagi her zaman ki gibi pastaları iştahla yerken Minako'da ona aynı şekilde yardım etmektedir. Bu duruma alışık olan arkadaşları sohbetlerine devam eder. "Ah kızlar tam bir yıldır hiçbir haraket yok. Çok sıkıldım!!!!!" dedi Usagi. Ağzındaki pasta yüzünden sesi boğuk boğuk çıkıyordu. Makoto ciddi bir tavır takınıp usagi'ye döndü.Ama Luna önce davranmıştı.
"Dua et de bu şekilde devam etsin. Hem sen değilmiydin normal bir hayat sürmek isteyen?"
"Ya orası öylede çok sıkıldım BEN!!!!!"
"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!! Kaç kere söyledim sana ağzında birşey var iken konuşma!!!! Tüm artıkların yüzüme geldi!"diye söylendi Rei. Usagi ise kızgın bir ifade takınıp pastaları bırakıp kenara geçti. Artemis ayağa kalkıp ciddi bir şekilde kızlara döndü.
"Kızlar,savaştığımız onca zaman ve karşılaştığımız onca düşmandan sonra hala hayat da olduğunuz için şükür etmeniz gerekir." Minako hafif bir tebessümle Artemise yaklaştı.Sonra da birden kahkayı basarak Artemise bir şaplak attı.
"Hahahahahaha merak etme Artemis,kolay kolay kimse bizi öldüremez."
"Evet diğer ölümlerimizi saymazsak" dedi Rei. Luna ve Artemis pes etmiş bir şekilde başlarını sallarlar.
"Artık gidelim mi??? Film başlayacak kızlar." dedi Ami. Diğerleri de aynı anda saatlerine bakıp teleşlandılar ve hepsi birden ayaklandı. Usagi herkesin önüne geçip bağırmaya başladı. "Bu film için aylardır bekliyorum ben!!!Bu film ...."
"EVET USAGİ BİLİYORUZ!" dedi kızlar hep bir ağızdan. Usagi suratını buruşturup kızlar ile sinema'a doğru yürümeye başladı. Luna ve Artemis Minako'un çantasına saklanmışlardı.Bu şekilde onlarda girebiliceklerdi sinema ya. Tam sinema'ya yaklaşmışlardı ki gök yüzünden ışıldayan nesneler düşmeye başladı.Herkes bu düşen nesnelere hayret ve merakla izlemeye başladılar.
"Bu da neyin nesi? Gündüz vakti yıldız mı kayıyor?" dedi Ami.
"Çok ilginç bu" dedi usagi düşen nesnelere bakarak.En son daha büyük ve parlak bir ışıkda düştükten sonra Işıldayan nesneler bir an da kesildi. Gökyüzü eski haline döndü. Bir kaç dakika sonra da insanlar eski hallerine döndüler ve az önceki olayı konuşarak yollarına devam ettiler. Luna ve Artemis bilmiş bir tavır la birbirlerine baktılar. Aynı anda... "Olabilir mi????"
"Kızlar siz sinemaya gidin bizim bir işimiz var."dedi Luna ve Artemis ile birlikte Minako'un çantasından fırlayıp uzaklaşmaya başladılar.
"ARTEMİS!!" diye arkasından bağırdı Minako ama Artemis ve Luna çoktan gözden kaybolmuşlardı. Kızlar şaşkın bir şekilde birbirlerine baktıktan sonra birbirlerine birşey demeden sinema'a gittiler.
Luna ve Artemis büyük parıldayan ışığın düştüğü ormanlık alana vardılar. Biraz ilerleyince ormanın hemen içinde küçük bir krater açılmış olduğunu gördüler. Birbirlerine stresli bir şekilde baktıktan sonra krater'e ilerleyip baktılar.Aynı anda parlak bir ışıkla birlikte hiçbirşey görünmez oldu...
saygılarla :)
bağlantı için tıkla :) :)
Tokya'da olağan bir gündür.Sokalar, yaz sıcağında dondurmacıdan dondurma almak için kapışan çocuklar, serinlemek için yüzmeye giden gençler ve yaz vakti işe gitmek zorunda oldukları için sinir küpüne dönmüş insanlar ile kaynıyordu.
Usagi ve arkadaşları ise, Game Crown Center'da oturmuş Usagi ve Makoto'un yarışını izliyorlardı. Ami her zamanki gibi ders kitabına gömülmüş arada bir kızların yarışına bakarken Rei ise kolasını içip ilgisiz bir şekilde kızlara bakıyordu. Minako ise Usagi ve Makoto'un arkasından ilgi ile arkadaşlarının yarışını izliyordu. Lune ve Artemis de yerde sıcaktan bıkkın bir şekilde yatıyorlardı. En son Galaksiya'ya verdikleri savaşın üzerinden tam bir yıl geçmiştir ve o zamandan beri olağan dışı birşey olmamıştır. Michiru keman resitalleri vermeye başlamıştı ve Haruka ise yarış üzerine yarış kazanmıştı. Mamoru Usagi'nin göz yaşlarına dayanamayınca yurt dışında eğitim almaktan vazgeçerek Tokyo Üniversitesine devam etmeye başlamıştır. "Hadi Artık bitirin şu oyunu! Usagi kaçıncı kez yenilmeyi düşünüyorsun sen "
Rei artık sıcağında etkisi ile daha fazla dayanamamış ve söylenmeye başlamıştı. Tam o sırada Makoto zafer çığlığı atarak usagi'i yendiğinin mesajını verdi. Usagi göz yaşlarına boğuldu ve birkaç saniye sonra ise Rei'in tepesine dikelerek ona bağırmaya başladı.
"HEP SENİN YÜZÜNDEN! NE VAR ŞU ÇENENİ KAPATSAN! " Rei ise usagi'in tam aksine çok sakin ve umursamaz bir şekilde konuşmaya devam etti. "Ya tabi tabi.Benim yüzümden değil mi? Bundan önceki iki seferde benim sesim yüzümden kaybettin zaten. "
"Ah kızlar uzatmayın oyun alt tarafı" dedi Ami. Ders kitabını kapatıp gülümsedi.Ama Usagi'in alev saçan gözlerini görünce gülümsemesi yüzünden siliniverdi. Makoto ve Minako ise vakit kaybetmeden yarışmaya başlamışlardı.Usagi buna aldırmadı ve sakin bir tavır takındıktan sonra Rei'ye döndü"Zaten senin bu karga sesinle kimin olsa konsatresi bozulurdu.Bak Ami'ye onunda bozuldu."
"Konsatre değil Konsatrasyon Usagi" dedi Ami ortamı yumuşatmak isteyen bir ses ile. Ama hiçbir işe yaramamıştı.Rei bu sözler karşısında Usagi'e bağırmaya başladı.Sesi her yerde inlemeye başladı."NE!!!! KARGA SES Mİ? SEN KENDİ SESİNE BAK HELE! SENİ BECERİKSİZ! BİRDE BANA SUÇ ATIYORSUN! "
Usagi ağlama kırizine girdi ve göz yaşları boşalmaya başladı.Rei ise umursamaz bir şekilde kollarını bağlayıp yerine oturdu. Zavallı Luna ve Artemis ise bu olayda geri kalmak için uğraşıyordu. Tam o sırada Minako'un sesi duyuldu. , "YA HAYIR! KAYBETTİM! " Ardından da Makoto'un meşhur kahkahası geldi.
Usagi ve kızlar Rei'in evi dediğin tapınakta oturmuş sohbet ediyorlardır.Usagi her zaman ki gibi pastaları iştahla yerken Minako'da ona aynı şekilde yardım etmektedir. Bu duruma alışık olan arkadaşları sohbetlerine devam eder. "Ah kızlar tam bir yıldır hiçbir haraket yok. Çok sıkıldım!!!!!" dedi Usagi. Ağzındaki pasta yüzünden sesi boğuk boğuk çıkıyordu. Makoto ciddi bir tavır takınıp usagi'ye döndü.Ama Luna önce davranmıştı.
"Dua et de bu şekilde devam etsin. Hem sen değilmiydin normal bir hayat sürmek isteyen?"
"Ya orası öylede çok sıkıldım BEN!!!!!"
"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!! Kaç kere söyledim sana ağzında birşey var iken konuşma!!!! Tüm artıkların yüzüme geldi!"diye söylendi Rei. Usagi ise kızgın bir ifade takınıp pastaları bırakıp kenara geçti. Artemis ayağa kalkıp ciddi bir şekilde kızlara döndü.
"Kızlar,savaştığımız onca zaman ve karşılaştığımız onca düşmandan sonra hala hayat da olduğunuz için şükür etmeniz gerekir." Minako hafif bir tebessümle Artemise yaklaştı.Sonra da birden kahkayı basarak Artemise bir şaplak attı.
"Hahahahahaha merak etme Artemis,kolay kolay kimse bizi öldüremez."
"Evet diğer ölümlerimizi saymazsak" dedi Rei. Luna ve Artemis pes etmiş bir şekilde başlarını sallarlar.
"Artık gidelim mi??? Film başlayacak kızlar." dedi Ami. Diğerleri de aynı anda saatlerine bakıp teleşlandılar ve hepsi birden ayaklandı. Usagi herkesin önüne geçip bağırmaya başladı. "Bu film için aylardır bekliyorum ben!!!Bu film ...."
"EVET USAGİ BİLİYORUZ!" dedi kızlar hep bir ağızdan. Usagi suratını buruşturup kızlar ile sinema'a doğru yürümeye başladı. Luna ve Artemis Minako'un çantasına saklanmışlardı.Bu şekilde onlarda girebiliceklerdi sinema ya. Tam sinema'ya yaklaşmışlardı ki gök yüzünden ışıldayan nesneler düşmeye başladı.Herkes bu düşen nesnelere hayret ve merakla izlemeye başladılar.
"Bu da neyin nesi? Gündüz vakti yıldız mı kayıyor?" dedi Ami.
"Çok ilginç bu" dedi usagi düşen nesnelere bakarak.En son daha büyük ve parlak bir ışıkda düştükten sonra Işıldayan nesneler bir an da kesildi. Gökyüzü eski haline döndü. Bir kaç dakika sonra da insanlar eski hallerine döndüler ve az önceki olayı konuşarak yollarına devam ettiler. Luna ve Artemis bilmiş bir tavır la birbirlerine baktılar. Aynı anda... "Olabilir mi????"
"Kızlar siz sinemaya gidin bizim bir işimiz var."dedi Luna ve Artemis ile birlikte Minako'un çantasından fırlayıp uzaklaşmaya başladılar.
"ARTEMİS!!" diye arkasından bağırdı Minako ama Artemis ve Luna çoktan gözden kaybolmuşlardı. Kızlar şaşkın bir şekilde birbirlerine baktıktan sonra birbirlerine birşey demeden sinema'a gittiler.
Luna ve Artemis büyük parıldayan ışığın düştüğü ormanlık alana vardılar. Biraz ilerleyince ormanın hemen içinde küçük bir krater açılmış olduğunu gördüler. Birbirlerine stresli bir şekilde baktıktan sonra krater'e ilerleyip baktılar.Aynı anda parlak bir ışıkla birlikte hiçbirşey görünmez oldu...
saygılarla :)
bağlantı için tıkla :) :)
15 Haziran 2013 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




































































