Bu animey izlemenizi tavsiye ederim :) .Çok güzel ve komik Romantizm Komedi Okuldrama var :D
lise ikinci sınıfa başlayan Ryuuji Takasu sevimli ve sıradan bir çocuk
olmasına rağmen, belalı biriymiş gibi görünen bir yüzü olduğu için
çevresindekiler ondan kaçınmaktadır.
Ryuuji okulun ilk günü en yakın arkadaşı Yuusuke Kitamura ve uzun
süredir hoşlandığı kız Minori Kushieda ile aynı sınıfta olduğunu görünce
çok sevinir.
Ancak beklenmedik bir anda & okulun en tehlikeli ve risk seviyesi yüksek
yaratığı denen ve aynı sınıfta olduklarını kısa süre sonra öğreneceği
Taiga Aisaka’ya çarpar. Ufak yapılı ama oldukça vahşi bir kız olan Taiga
da kendisi gibi arkadaşları, hatta ailesi tarafından bile dışlanan
biridir.
Başta kavgayla başlayan ilişkileri, toplumdan dışlanmanın ortak derdiyle
zamanla dostluğa ve sevgiye dönüşecektir.
Burası animecilerin yeri bur da animeler hakkında bilgi bulabilirsiniz veya paylaşım için yorum yazabilirsiniz hemen 1 gün için de cevaplanıcaktır !
2 Temmuz 2013 Salı
3.BÖLÜM: Yeni Görev ve Eski Düşman
Sabah'ın 8'de Usagi gözlerini açtı.Nedenini bilmediği birşey yüzünden kendini çok huzurlu ve iyi hissediyordu.Uykusunda Luna'yı duymuştu ama ne söylediğini hatırlamıyordu. Keşke gerçekten de Luna şu anda Usagi'ye ne kadar tembel ve çok yemek yediğini söylese idi.Kesinlikle kızmayacaktı.Derin bir iç çekti ve yatağından doğruldu.
"Luna..." dedi sessizce ve gözlerini yere çevirdi. O sırada kuyruğunu gülümseyerek sallayan bir kedi durdu.Anlında ay işareti olan garip bir kedi.Usagi ilk önce algılayamadı ama birkaç saniye sonra algılamaya başladı. "LUNA!!!!!!" dedi ve kediyi yerden kapıp göğsüne bastırdı.Usagi bir yandan kediyi seviyor bir yandan da sıktıkca sıkıyordu.
"Usa.....gi..."
"Ah Luna.Senin için ne kadar endişelendim bilemezsin."
"Usagi dur.Be....ni boğuyrsun."
Usagi kediyi bıraktı ve neşe içinde yataktan kalktı ve çekmecesine gitti.Çekmeceden büyük bir çikolata çıkartıp Luna'a uzattı.Neşeli bir yüzle gülümsedi. "Hadi Luna.Bu senin ye."
"İnanamıyorum Usagi.Sakladın mı??? "
"Yemek istemiyorsan sen bilirsin."dedi ve çikolatadan koca bir ısırık aldı.Luna hemen Usagi'in üzerine atladı ve gülümseyip çikolatayı Usagi'den kapıp yere zıpladı.İki dakika içinde çikolatayı yedikten sonra,Luna memnun bir ifade ile yere uzandı ve kuyruğunu salladı.
"Hehehehe. Çok güzeldi..."
"İyi.Şimdi....Şimdi bana neler olduğunu anlat!!!!!!!!!!!!!!"dedi Usagi sert bir tonla.Luna usagi'in bu ses tonuna karşı bir tepki vermedi.Ciddileşerek ayağa kalktı ve Usagi'e döndü.Tek bir cümle söyledi.
"Sende diğerleri ile birlikte öğreneceksin prenses"dedi ve odadan dışarı çıktı.Usagi şaşkın ve kafasıkarışık bir şekilde Luna'ın arkasından baktı.
"Ne dedi bana?... Prenses mi????"
Usagi kahvaltısını ettikten sonra Luna'da alıp Rei'in evine gitti.Oraya vardığında mamoru dahil herkes orada idi.Hepsi de şaşkın ve merak içinde idi. Artemis herkesin ortasına geçmiş oturuyordu.Onun da yüznde ciddi bir ifade vardı. Usagi ve Luna'ın geldiğini görünce yerinden kalktı ve bağını eğerek selam verdi.
"Hoşgeldiniz prenses serenity.Luna başlayalım mı artık?" Herkes Artemis'in yaptığı ve söylediği şeye şaşırdı.ir anlam veremediler.Usagi ise kıpkırmızı olmuş bir şekilde Mamoru'un yanına oturdu.Mamoru Usagi'in kulağına eğilip fısıldadı.
"Bana da hoşgediniz prens Endimiyon deyip eğildi."
Usagi iyice şaşırdı. Luna da Artemis'e onay veren bir baş haraketi yaptıktan sonra Artemis boğaazını temizledi ve konuşmaya başladı.
"Kızlar Luna ve ben dönüştürüldük.Bi..."
"Nasıl yani???? Bir androide mi yoksa?"
Luna minako'ya döndü. "Hayır Venüs Savaşçısı. Dönüştürüldük derken eski yaşamlarımıza geri döndürüldük demek istedik."
"Eski yaşam mı?" dedi Usagi sessizce.Luna kafası ile onay verdi.
"Yani eski derken siz şimdi Gümüş Binyıl Krallığında yaşayan Luna ve Artemis misiniz?"dedi Ami.
"Tam olarak değil.Hafızalarımız tam anlamı ile geri döndürüldü.Herşeyi günü gününe iyi hatırlıyoruz.Prensesin doğumunu,sizlerin savaşçı olarak ilk gelişinizi.Herşeyi."dedi Luna. Herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu.Bu kedileirn,Mamoru ve Usagi'e davranışlarını açıklıyordu.Hatta Minako'a savaşçı adı ile hitap etmesini de.
"Bakın,eski hafızalarımız bize geri verildi çünkü yeni göreviniz için esi bilgilere ve bizim yönlendirmemize ihtiyacınız var."
"Hangi yeni görev?" dedi Makato.Luna yerine oturdu ve derin bir nefes çekti.
"Yeni göreviniz... Evren Savaşçısını bulmak olacak."
"KİM??????"
Rei'in evinde herkes şaşkınlıkla Luna ve Artemis'in a zönce söylediklerini algılamaya çalışıyordu.Herkes anlamsızca birbirine bakınıyor Evren Savaşçısını,ay krallığı ile ilgili olayları anlamaya çalışıyorlardı.
Mamoru ilk şoku atlatan kişi oldu.Luna ve Artemis'e döndü.
"Evren Savaşçısı da kim? Ay Krallığı ile ilgisi nedir?"
Artemis üzgün bir yüz ifadesi takınıp Mamoru'a döndü."Prens Endimiyon, aslında siz evren savaşçısını çok yakından tanıyan bir kişiydiniz"
"Ben mi?"mamoru şaşkınlık la gözlerini açtı.Oysa onunla ilgili hiçbirşey hatırlamıyordu.Luna ayağa kalktı ve kızlara döndü.
"Savaşçılar,hepiniz evren savaşçısını yakından tanıyan kişilersiniz.Tüm savaşçılar onu iyi bilir ve tanırlar.Zamanında hepinizi savaşçı olarak seçen,güçlerinizi size veren ve sizleri eğten kişi oydu."
"NE???????"Hepsinin ağzından bu kelime çıkmıştı.Bütün bunlar hepsine çok anlamsız geliyordu.N ekadar düşünürlerse düşünsünler öyle birini hatırlamıyorlardı.
"Yani,bizi savaşçı olarak seçen ve ay krallığına getiren o mu?" dedi Rei. Luna kafasını evet olarak sallayınca Makato kollarını bağdaştırıp sessizce mırıldanmaya başladı. "O zaman neden onu hatırlamıyoruz ki?"
"Cevabı basit Makato.Evren savaşçısı tüm savaşçılarını seçtikten kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.Gitmeden önce bize bir daha geri dönmeyeceğini söyledi ve hepinize güçlerinizi aktif hale getirip dönüşebilmenizi sağlayan nesneler bıraktı. Prenses,Evren savaşçısı sizide düşündü ve annenize savaşçıya dönüşmeniz için gereken parçayı bıraktı.Zamanı gelince de Kraliçe bize verdi."dedi Luna.Eski zamanı hatırlayıp hüzünlenerek.Artemis, Minako'ya dönük bir şekilde konuşmaya devam etti.
"Kısadan konuşmak gerekirse savaşçılar.Tüm savaşçıların güç'ün kaynağı evren savaşçısıdır.Tüm gezegenlerin hayat enerjisii toplayıp onları seçtiği savaşçılara verir.Sizi de seçti ve prensesi korumanız için sizi gümüş bin yıl sarayına getirdi."
"Peki benimle ilgisi nedir Luna?"
"Evren savaşçısı sık sık dünya gezegenine gider orada dinlenirdi.Bir kere bana her zaman orada yaşamak istediğini söylemişti. Sizi prenses ile o tanıştırdı efendim ve sizi Metalya hakkında uyardı."
Mamoru usagi'i ilk gördüğü anı hatırlıyordu ama onu tanıştıran kişiyi hatırlamıyordu.Hala geçmiş hayatı ile ilgili bazı parçalar silinikti.Demek ki evren savaşçısıda silinik anılarından kaybolan önemli bir parça idi.
"En önemlisi ise,prenses.Gümüş Kristali yapıp kraliçe'e veren kişi oydu."
Usagi ne diyeceğini,ne düşüneceğini bilemedi.Ne kadar uğraşırsa uğraşsın öyle birini hatırlamıyordu. Hem arkadaşlarıyla hem de mamoru ile tanışmasını sağlayan,krsitali yapıp korunmalarını sağlayan bir kişi idi ve o hatırlamıyordu.Kalbinin derinliklerinde bir yerde kim olduğunu hatta yüzünü bile hatırlamadığı o kişiye karşı garip birşeyler hissetmeye başladı. Diğerlerinin de durumu Usagi'den farklı değildi.
"Peki şimdi onu neden bulmamız gerekiyor?"dedi Ami. Luna ve Artemis endişeli ve üzgün bir ifadeye büründüler.
"Çünkü Merkür.Evren savaşçısı tehlikede.Yeni bir kötülük dünya ya yaklaşıyor.Diğer savaşçılardan bir mesaj geldi.Eski bir düşmanı onu arıyor ve onu yok etmeden de durmayacak."
"Diğer savaşçılar mı?"dedi Minako.
"Evrenlerde ki diğer savaşçılar?"
"Evet Rei.Hepsi de evren savaşçısının sadık birer destekcisidir.Bu uğurda ölen savaşçılar olmuş.Eğer o ölürse sizlerde gücünüzü kaybedersiniz ve dolayısı ile dünyayı koruyamazsınız."dedi Luna.
"Eee,nerede peki?"dedi Usagi.
"Her zaman huzurla yaşamak istediği tek yerde. Dünya'da prenses."...
Usagi ve kızlar şok edici bilgilerden bir gün sonra her zaman gittikleri park'a gitmişlerdi.Geleli 15 dakika olmuş olmasına rağmen hiçbiri konuşmuyordu.Luna ve Artemis ise yerde oturmuş kızları gözlüyordu.
"AMannnn her neyse.Onu da buluruz kızlar boşverin!" diye atıldı Usagi ve sessizliği bozdu.Kızlar sadece bir anlığına Usagi'e baktılar ama sonra oralı olmadılar.Makato Usagi'e baktı sonra da kedilere döndü.
"Hiç hatılayamadığımız ve tam olarak nerede olduğunu bilmediğimizi birini nasıl bulacağız biz?"
"İlk etapta prensesinde nerede olduğunu bilmiyordu Jüpiter ama onu bulduk."dedi Luna.
"Ama... Gümüş Krsital ortaya çıktığında açığa çıktı.Eğer o da olmasa idi bu kadar kısa zamanda bulabiliceğimizi ben pek sanmıyorum.Hem biz onu bulmadık o bizi buldu."
"Merkür?"hafif şaşkınlıkla Artemis.
"Ama öyle."
"Peki nereden başlayacapız aramaya?"dedi Minako.Usagi kızlara dönerek gülümsedi.
"Basit.Tabiki de burada Japonya da.Eminim ki buradadır." Usagi iyice gülümseyerek.Ama kızlar aynı fikirde değildi.Rei usagi'e dönüp umutsuz gözlerle baktı.
"Ben kolay olacağını sanmıyorum.Hem Sadece Japonyayı aramak bile aylarımızı hatta yıllarımızı alabilir.Ben diğer ülkeleri düşünmek bile istemiyorum.Hem onu nasıl tanıyacağız?"
"Basit Mars.Biz onu çok iyi hatırlıyoruz."dedi artemis ayağa kalkarak.Daha sonra da Luna ayağa kaltı ve gözleri parıldamaya başladı.
"Evren savaşçısı'ın ayaklarına kadar uzanan kumral saçları vardı.Saçlarının uçları kızıl paraklığında parıldıyordu. O kahverengi gözlerine baktın mı tüm yıldızları görebiliridin.Işık saçarlardı.Sert bakışlarına rağmen içi merhametle doluydu hep."
"Çok güçlüydü ve sevgi onun için herşeydi.Parıldardı her zaman.Kişi yanında olduğu zaman kendini güvende ve huzurlu hissederdi."diye tamamladı Artemis. Kedilerin anlattıklarından evren savaşçısına hayran oldukları çok belliydi. Kızlar ilgiyle kedilerin anlattıklarını dinliyorlardı.
"Peki ne oldu na artemis? Nasıl Öldü?"dedi Minako.
Artemis cevap vermeden iki kişi onlara yaklaşmıştı bile.Birinin kahverengi kısa saçları diğerinin ise uzun yeşil saçları vardı.Usagi yerinden atlayıp onlara el sallamaya başladı.
"Haruka! Michiru! buradayız!"
"Usagi,öyle bağırıp durmasan olmaz mı"Rei yakınınca Usagi yerine oturdu ve Rei'e ters bir şekilde bakmaya başladı.Haruka ve Michiru ise gülümseyerek yanlarına geldi.İkisi birden,
"Selam"
"Söyleyin bakalım nedir bu kadar önemli görev?"dedi Haruka.
"Evren Savaşçısını bulmak.Bizim gücümüz ondan geliyormuş sonra yıllar sonra düşmaı onu aramaya başlamış tüm savaşçıları yok etmek istiyormuş bizde onu bulmamız gereki..."
"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! YETER ARTIK! Düzgünce anlat şunları bu ne böyle!"diye bağırıdı rei.Usagi kıpkırmızı bir yüzle rei e döndü.Haruka ve Michiru hiçbirşey anlamamıştı.
"SENDE HEP BAĞIRIP DURUYORSUN! NE VAR YANİ DÜZÜGÜNCE SÖYLESEN!"
"Usagi, Rei kızlar sakin olun.Haruka ve Michiru'ya herşeyi anlatmamız gerekiyor."dedi elini sallayarak Minako.Rei ve Usagi'in bağrışması bittikten sonra Luna ve Artemis herşeyi Haruka ve Michiru'ya anlattı.Aynı kızların ilk duyduklarında olduğu gibi tepki verdiler.Ama birkaç saniye sürdü.Haruka hemen toparlanıp Luna ve Artemis'e döndü.
"Onun anlayabiliceği bir çağrı gönderemezmiyiz?Belki görür ve cevap verir bize."
"Maalesef,Evren savaşçısının aynı ilk zamanlar bizde olduğu gibi yeniden doğduğunda hiçbirşey hatırlamadığını sanıyorum.Aksi halde o bizi çoktan bulurdu.Başımıza bunca şey gelmişken kesinlikle yanımıza gelirdi."dedi Luna. Ami kedilere döndü ve şüphe ile baktı.
"Gümüş krsital ortaya çıktığında tamamen olmasa da hepimizin hafızası yerine gelmeye başlamıştı.Bu onun içinde geçerli olması pek ala mümkün oabilir.Hem krsitali yapanın o olduğunu düşünürsek."
"Mümkün Merkür ama şunu da unutmamak lazım ki Evren savaşçısı öldüğü zaman, ay krallığının yok edildiği zamanın öncesinde idi.Hem o bizden bağımız.Bunu en iyi Neptün ve Uranüs iyi bilir."
Kızlar pes etmiş bir şekilde huysuzca yerinden kıpırdandı.Birden bire Rei'in aklına birşey geldi."Durun bir dakika.Artemis Luna siz bize onun ortadan birden bire kaybolduğunu söylediniz öldüğünü değil."
"Ve nasıl oluyorda hem ben hem de Haruka daha iyi biliriz?"
"ARTEMİS!"
"Afadersin Luna ağzımdan kaçtı."
"Hadi konuşun bakalım.Sizin bizden sakladığınız birşeyler var."dedi usagi eline koz geçmişçesine. Luna ve Artemis köşeye sıkışmış bir halde başlarını öne eğdiler.Luna başını kaldırmadan konuşmaya devam etti.
"O öldüğü zaman,Evren savaşçısı da öldü.Yaşayamadı.Bu konu da size birşey söylemeyeceğim yinede.Bu özel,herşeyin bir zaman da vardır.Anlatmayı hiçbir şeilde zorlamayın.Bu kadarını bilin yeter!"
"O mu? O da kim?"dedi Usagi. Ama Haruka'ın başka bir sorusu vardı.
"Luna bizim sorumuza cevap vermedin."
"Siz Uranüs ve Neptün.Siz diğer savaçılardan ona en yakın olanıydınız çünkü onun koruyucularıydınız. Sizi hep daha farklı görevlere gönderirdi.Genel olarak hep yanında idiniz.O öldüğünde de."
"Neyse kızlar bu kadar yeter.Vakti geldiğinde kayıp olanlar daima bulunur."dedi Artemis.Neptün ve Uranüs şaşkınlıkla kızlara baktı.Onlarda aynı şekilde onlara bakıyordu. Luna ve Artemis ise kızların daha fazla soru sormaması için yavaşça ilerlemeye başladılar.
"Luna belki de herşeyi tam anlamı ile anlatmalıyız."
"Vakti değil Artemis.Vakti değil."
Işıldayan gökyüzünde heryeri huzur ve mutluluk kaplıyordu.Uzun boylu,sarı saçlı yakışıklı bir erkek yeşil çimlerin ve güzel kokulu çiçeklerin arasında biraz ilerledikten sonra durdu.Üzerinde ki siyah resmi zırh'hı güneşi yansıtıyordu. Bir süre sonra gülümseyerek karşıya bakıyor.Kumral saçları ayaklarına kadar uzanan bir genç kız sırtı dönük bir şekilde denizi izliyordu.Genç erkek ise iyice gülümseyip elini kaldırdı. "Gel benimle.Sana daha güzel birşey göstericeğim"
Kızın dönmesine fırsat kalmadan görüntü kayboldu ve mamoru irkilerek yerinden kalktı.Küfür edip yumruğunu yatağa vurdu.Az öncekiler kimdi?Sadece bir rüya mı yoksa...? Kendisinden daha büyük görünen erkek eski hayatında kendisinin giydiği kıyafete benzer bir kıyafet giyiyordu.Yüzü çok tanıdı gelmişti.Ya kız kimdi?
"Yoksa,Olabilir mi?"...
bağlantı;bağlantı için tıkla
"Luna..." dedi sessizce ve gözlerini yere çevirdi. O sırada kuyruğunu gülümseyerek sallayan bir kedi durdu.Anlında ay işareti olan garip bir kedi.Usagi ilk önce algılayamadı ama birkaç saniye sonra algılamaya başladı. "LUNA!!!!!!" dedi ve kediyi yerden kapıp göğsüne bastırdı.Usagi bir yandan kediyi seviyor bir yandan da sıktıkca sıkıyordu.
"Usa.....gi..."
"Ah Luna.Senin için ne kadar endişelendim bilemezsin."
"Usagi dur.Be....ni boğuyrsun."
Usagi kediyi bıraktı ve neşe içinde yataktan kalktı ve çekmecesine gitti.Çekmeceden büyük bir çikolata çıkartıp Luna'a uzattı.Neşeli bir yüzle gülümsedi. "Hadi Luna.Bu senin ye."
"İnanamıyorum Usagi.Sakladın mı??? "
"Yemek istemiyorsan sen bilirsin."dedi ve çikolatadan koca bir ısırık aldı.Luna hemen Usagi'in üzerine atladı ve gülümseyip çikolatayı Usagi'den kapıp yere zıpladı.İki dakika içinde çikolatayı yedikten sonra,Luna memnun bir ifade ile yere uzandı ve kuyruğunu salladı.
"Hehehehe. Çok güzeldi..."
"İyi.Şimdi....Şimdi bana neler olduğunu anlat!!!!!!!!!!!!!!"dedi Usagi sert bir tonla.Luna usagi'in bu ses tonuna karşı bir tepki vermedi.Ciddileşerek ayağa kalktı ve Usagi'e döndü.Tek bir cümle söyledi.
"Sende diğerleri ile birlikte öğreneceksin prenses"dedi ve odadan dışarı çıktı.Usagi şaşkın ve kafasıkarışık bir şekilde Luna'ın arkasından baktı.
"Ne dedi bana?... Prenses mi????"
Usagi kahvaltısını ettikten sonra Luna'da alıp Rei'in evine gitti.Oraya vardığında mamoru dahil herkes orada idi.Hepsi de şaşkın ve merak içinde idi. Artemis herkesin ortasına geçmiş oturuyordu.Onun da yüznde ciddi bir ifade vardı. Usagi ve Luna'ın geldiğini görünce yerinden kalktı ve bağını eğerek selam verdi.
"Hoşgeldiniz prenses serenity.Luna başlayalım mı artık?" Herkes Artemis'in yaptığı ve söylediği şeye şaşırdı.ir anlam veremediler.Usagi ise kıpkırmızı olmuş bir şekilde Mamoru'un yanına oturdu.Mamoru Usagi'in kulağına eğilip fısıldadı.
"Bana da hoşgediniz prens Endimiyon deyip eğildi."
Usagi iyice şaşırdı. Luna da Artemis'e onay veren bir baş haraketi yaptıktan sonra Artemis boğaazını temizledi ve konuşmaya başladı.
"Kızlar Luna ve ben dönüştürüldük.Bi..."
"Nasıl yani???? Bir androide mi yoksa?"
Luna minako'ya döndü. "Hayır Venüs Savaşçısı. Dönüştürüldük derken eski yaşamlarımıza geri döndürüldük demek istedik."
"Eski yaşam mı?" dedi Usagi sessizce.Luna kafası ile onay verdi.
"Yani eski derken siz şimdi Gümüş Binyıl Krallığında yaşayan Luna ve Artemis misiniz?"dedi Ami.
"Tam olarak değil.Hafızalarımız tam anlamı ile geri döndürüldü.Herşeyi günü gününe iyi hatırlıyoruz.Prensesin doğumunu,sizlerin savaşçı olarak ilk gelişinizi.Herşeyi."dedi Luna. Herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu.Bu kedileirn,Mamoru ve Usagi'e davranışlarını açıklıyordu.Hatta Minako'a savaşçı adı ile hitap etmesini de.
"Bakın,eski hafızalarımız bize geri verildi çünkü yeni göreviniz için esi bilgilere ve bizim yönlendirmemize ihtiyacınız var."
"Hangi yeni görev?" dedi Makato.Luna yerine oturdu ve derin bir nefes çekti.
"Yeni göreviniz... Evren Savaşçısını bulmak olacak."
"KİM??????"
Rei'in evinde herkes şaşkınlıkla Luna ve Artemis'in a zönce söylediklerini algılamaya çalışıyordu.Herkes anlamsızca birbirine bakınıyor Evren Savaşçısını,ay krallığı ile ilgili olayları anlamaya çalışıyorlardı.
Mamoru ilk şoku atlatan kişi oldu.Luna ve Artemis'e döndü.
"Evren Savaşçısı da kim? Ay Krallığı ile ilgisi nedir?"
Artemis üzgün bir yüz ifadesi takınıp Mamoru'a döndü."Prens Endimiyon, aslında siz evren savaşçısını çok yakından tanıyan bir kişiydiniz"
"Ben mi?"mamoru şaşkınlık la gözlerini açtı.Oysa onunla ilgili hiçbirşey hatırlamıyordu.Luna ayağa kalktı ve kızlara döndü.
"Savaşçılar,hepiniz evren savaşçısını yakından tanıyan kişilersiniz.Tüm savaşçılar onu iyi bilir ve tanırlar.Zamanında hepinizi savaşçı olarak seçen,güçlerinizi size veren ve sizleri eğten kişi oydu."
"NE???????"Hepsinin ağzından bu kelime çıkmıştı.Bütün bunlar hepsine çok anlamsız geliyordu.N ekadar düşünürlerse düşünsünler öyle birini hatırlamıyorlardı.
"Yani,bizi savaşçı olarak seçen ve ay krallığına getiren o mu?" dedi Rei. Luna kafasını evet olarak sallayınca Makato kollarını bağdaştırıp sessizce mırıldanmaya başladı. "O zaman neden onu hatırlamıyoruz ki?"
"Cevabı basit Makato.Evren savaşçısı tüm savaşçılarını seçtikten kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.Gitmeden önce bize bir daha geri dönmeyeceğini söyledi ve hepinize güçlerinizi aktif hale getirip dönüşebilmenizi sağlayan nesneler bıraktı. Prenses,Evren savaşçısı sizide düşündü ve annenize savaşçıya dönüşmeniz için gereken parçayı bıraktı.Zamanı gelince de Kraliçe bize verdi."dedi Luna.Eski zamanı hatırlayıp hüzünlenerek.Artemis, Minako'ya dönük bir şekilde konuşmaya devam etti.
"Kısadan konuşmak gerekirse savaşçılar.Tüm savaşçıların güç'ün kaynağı evren savaşçısıdır.Tüm gezegenlerin hayat enerjisii toplayıp onları seçtiği savaşçılara verir.Sizi de seçti ve prensesi korumanız için sizi gümüş bin yıl sarayına getirdi."
"Peki benimle ilgisi nedir Luna?"
"Evren savaşçısı sık sık dünya gezegenine gider orada dinlenirdi.Bir kere bana her zaman orada yaşamak istediğini söylemişti. Sizi prenses ile o tanıştırdı efendim ve sizi Metalya hakkında uyardı."
Mamoru usagi'i ilk gördüğü anı hatırlıyordu ama onu tanıştıran kişiyi hatırlamıyordu.Hala geçmiş hayatı ile ilgili bazı parçalar silinikti.Demek ki evren savaşçısıda silinik anılarından kaybolan önemli bir parça idi.
"En önemlisi ise,prenses.Gümüş Kristali yapıp kraliçe'e veren kişi oydu."
Usagi ne diyeceğini,ne düşüneceğini bilemedi.Ne kadar uğraşırsa uğraşsın öyle birini hatırlamıyordu. Hem arkadaşlarıyla hem de mamoru ile tanışmasını sağlayan,krsitali yapıp korunmalarını sağlayan bir kişi idi ve o hatırlamıyordu.Kalbinin derinliklerinde bir yerde kim olduğunu hatta yüzünü bile hatırlamadığı o kişiye karşı garip birşeyler hissetmeye başladı. Diğerlerinin de durumu Usagi'den farklı değildi.
"Peki şimdi onu neden bulmamız gerekiyor?"dedi Ami. Luna ve Artemis endişeli ve üzgün bir ifadeye büründüler.
"Çünkü Merkür.Evren savaşçısı tehlikede.Yeni bir kötülük dünya ya yaklaşıyor.Diğer savaşçılardan bir mesaj geldi.Eski bir düşmanı onu arıyor ve onu yok etmeden de durmayacak."
"Diğer savaşçılar mı?"dedi Minako.
"Evrenlerde ki diğer savaşçılar?"
"Evet Rei.Hepsi de evren savaşçısının sadık birer destekcisidir.Bu uğurda ölen savaşçılar olmuş.Eğer o ölürse sizlerde gücünüzü kaybedersiniz ve dolayısı ile dünyayı koruyamazsınız."dedi Luna.
"Eee,nerede peki?"dedi Usagi.
"Her zaman huzurla yaşamak istediği tek yerde. Dünya'da prenses."...
Usagi ve kızlar şok edici bilgilerden bir gün sonra her zaman gittikleri park'a gitmişlerdi.Geleli 15 dakika olmuş olmasına rağmen hiçbiri konuşmuyordu.Luna ve Artemis ise yerde oturmuş kızları gözlüyordu.
"AMannnn her neyse.Onu da buluruz kızlar boşverin!" diye atıldı Usagi ve sessizliği bozdu.Kızlar sadece bir anlığına Usagi'e baktılar ama sonra oralı olmadılar.Makato Usagi'e baktı sonra da kedilere döndü.
"Hiç hatılayamadığımız ve tam olarak nerede olduğunu bilmediğimizi birini nasıl bulacağız biz?"
"İlk etapta prensesinde nerede olduğunu bilmiyordu Jüpiter ama onu bulduk."dedi Luna.
"Ama... Gümüş Krsital ortaya çıktığında açığa çıktı.Eğer o da olmasa idi bu kadar kısa zamanda bulabiliceğimizi ben pek sanmıyorum.Hem biz onu bulmadık o bizi buldu."
"Merkür?"hafif şaşkınlıkla Artemis.
"Ama öyle."
"Peki nereden başlayacapız aramaya?"dedi Minako.Usagi kızlara dönerek gülümsedi.
"Basit.Tabiki de burada Japonya da.Eminim ki buradadır." Usagi iyice gülümseyerek.Ama kızlar aynı fikirde değildi.Rei usagi'e dönüp umutsuz gözlerle baktı.
"Ben kolay olacağını sanmıyorum.Hem Sadece Japonyayı aramak bile aylarımızı hatta yıllarımızı alabilir.Ben diğer ülkeleri düşünmek bile istemiyorum.Hem onu nasıl tanıyacağız?"
"Basit Mars.Biz onu çok iyi hatırlıyoruz."dedi artemis ayağa kalkarak.Daha sonra da Luna ayağa kaltı ve gözleri parıldamaya başladı.
"Evren savaşçısı'ın ayaklarına kadar uzanan kumral saçları vardı.Saçlarının uçları kızıl paraklığında parıldıyordu. O kahverengi gözlerine baktın mı tüm yıldızları görebiliridin.Işık saçarlardı.Sert bakışlarına rağmen içi merhametle doluydu hep."
"Çok güçlüydü ve sevgi onun için herşeydi.Parıldardı her zaman.Kişi yanında olduğu zaman kendini güvende ve huzurlu hissederdi."diye tamamladı Artemis. Kedilerin anlattıklarından evren savaşçısına hayran oldukları çok belliydi. Kızlar ilgiyle kedilerin anlattıklarını dinliyorlardı.
"Peki ne oldu na artemis? Nasıl Öldü?"dedi Minako.
Artemis cevap vermeden iki kişi onlara yaklaşmıştı bile.Birinin kahverengi kısa saçları diğerinin ise uzun yeşil saçları vardı.Usagi yerinden atlayıp onlara el sallamaya başladı.
"Haruka! Michiru! buradayız!"
"Usagi,öyle bağırıp durmasan olmaz mı"Rei yakınınca Usagi yerine oturdu ve Rei'e ters bir şekilde bakmaya başladı.Haruka ve Michiru ise gülümseyerek yanlarına geldi.İkisi birden,
"Selam"
"Söyleyin bakalım nedir bu kadar önemli görev?"dedi Haruka.
"Evren Savaşçısını bulmak.Bizim gücümüz ondan geliyormuş sonra yıllar sonra düşmaı onu aramaya başlamış tüm savaşçıları yok etmek istiyormuş bizde onu bulmamız gereki..."
"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! YETER ARTIK! Düzgünce anlat şunları bu ne böyle!"diye bağırıdı rei.Usagi kıpkırmızı bir yüzle rei e döndü.Haruka ve Michiru hiçbirşey anlamamıştı.
"SENDE HEP BAĞIRIP DURUYORSUN! NE VAR YANİ DÜZÜGÜNCE SÖYLESEN!"
"Usagi, Rei kızlar sakin olun.Haruka ve Michiru'ya herşeyi anlatmamız gerekiyor."dedi elini sallayarak Minako.Rei ve Usagi'in bağrışması bittikten sonra Luna ve Artemis herşeyi Haruka ve Michiru'ya anlattı.Aynı kızların ilk duyduklarında olduğu gibi tepki verdiler.Ama birkaç saniye sürdü.Haruka hemen toparlanıp Luna ve Artemis'e döndü.
"Onun anlayabiliceği bir çağrı gönderemezmiyiz?Belki görür ve cevap verir bize."
"Maalesef,Evren savaşçısının aynı ilk zamanlar bizde olduğu gibi yeniden doğduğunda hiçbirşey hatırlamadığını sanıyorum.Aksi halde o bizi çoktan bulurdu.Başımıza bunca şey gelmişken kesinlikle yanımıza gelirdi."dedi Luna. Ami kedilere döndü ve şüphe ile baktı.
"Gümüş krsital ortaya çıktığında tamamen olmasa da hepimizin hafızası yerine gelmeye başlamıştı.Bu onun içinde geçerli olması pek ala mümkün oabilir.Hem krsitali yapanın o olduğunu düşünürsek."
"Mümkün Merkür ama şunu da unutmamak lazım ki Evren savaşçısı öldüğü zaman, ay krallığının yok edildiği zamanın öncesinde idi.Hem o bizden bağımız.Bunu en iyi Neptün ve Uranüs iyi bilir."
Kızlar pes etmiş bir şekilde huysuzca yerinden kıpırdandı.Birden bire Rei'in aklına birşey geldi."Durun bir dakika.Artemis Luna siz bize onun ortadan birden bire kaybolduğunu söylediniz öldüğünü değil."
"Ve nasıl oluyorda hem ben hem de Haruka daha iyi biliriz?"
"ARTEMİS!"
"Afadersin Luna ağzımdan kaçtı."
"Hadi konuşun bakalım.Sizin bizden sakladığınız birşeyler var."dedi usagi eline koz geçmişçesine. Luna ve Artemis köşeye sıkışmış bir halde başlarını öne eğdiler.Luna başını kaldırmadan konuşmaya devam etti.
"O öldüğü zaman,Evren savaşçısı da öldü.Yaşayamadı.Bu konu da size birşey söylemeyeceğim yinede.Bu özel,herşeyin bir zaman da vardır.Anlatmayı hiçbir şeilde zorlamayın.Bu kadarını bilin yeter!"
"O mu? O da kim?"dedi Usagi. Ama Haruka'ın başka bir sorusu vardı.
"Luna bizim sorumuza cevap vermedin."
"Siz Uranüs ve Neptün.Siz diğer savaçılardan ona en yakın olanıydınız çünkü onun koruyucularıydınız. Sizi hep daha farklı görevlere gönderirdi.Genel olarak hep yanında idiniz.O öldüğünde de."
"Neyse kızlar bu kadar yeter.Vakti geldiğinde kayıp olanlar daima bulunur."dedi Artemis.Neptün ve Uranüs şaşkınlıkla kızlara baktı.Onlarda aynı şekilde onlara bakıyordu. Luna ve Artemis ise kızların daha fazla soru sormaması için yavaşça ilerlemeye başladılar.
"Luna belki de herşeyi tam anlamı ile anlatmalıyız."
"Vakti değil Artemis.Vakti değil."
Işıldayan gökyüzünde heryeri huzur ve mutluluk kaplıyordu.Uzun boylu,sarı saçlı yakışıklı bir erkek yeşil çimlerin ve güzel kokulu çiçeklerin arasında biraz ilerledikten sonra durdu.Üzerinde ki siyah resmi zırh'hı güneşi yansıtıyordu. Bir süre sonra gülümseyerek karşıya bakıyor.Kumral saçları ayaklarına kadar uzanan bir genç kız sırtı dönük bir şekilde denizi izliyordu.Genç erkek ise iyice gülümseyip elini kaldırdı. "Gel benimle.Sana daha güzel birşey göstericeğim"
Kızın dönmesine fırsat kalmadan görüntü kayboldu ve mamoru irkilerek yerinden kalktı.Küfür edip yumruğunu yatağa vurdu.Az öncekiler kimdi?Sadece bir rüya mı yoksa...? Kendisinden daha büyük görünen erkek eski hayatında kendisinin giydiği kıyafete benzer bir kıyafet giyiyordu.Yüzü çok tanıdı gelmişti.Ya kız kimdi?
"Yoksa,Olabilir mi?"...
bağlantı;bağlantı için tıkla
29 Haziran 2013 Cumartesi
Sultan Taşkıran (Hatsune_miku5): Dailymotion üzerindeki videoları
Sultan Taşkıran (Hatsune_miku5): Dailymotion üzerindeki videoları arkadaşlar eski hesabım şifresini unuttum isterseniz videoları izleyebilirsiniz wedding peac var he :D
27 Haziran 2013 Perşembe
2.BÖLÜM: Luna ve Artemis Kayboluyor
Usagi ve diğerleri pastane de oturmuş içeceklerini içiyorlardı.Bir süredir sessizce oturmuş dün olanları düşünüyorlar ve bir anlam vermeye çalışıyorlardı. Usagi içeceğinden bir yudum aldıktan sonra üzgün bir ifade ile arkadaşlarına döndü.
"Offf kızlar Luna dün akşam gelmedi.Çok endişeleniyorum onun için."
"Aynı şekilde Usagi.Artemis de gelmedi dün akşam eve."diye katıldı Minako Usagi'e. Makoto bilmiş bir hava takındı.
"Sizce bunlar yanlız kalmak istemiş olmasınlar ha?"
"MAKOTO!"diye bağırdı her biri. "Şey kızlar,başlarına kötü bir şey gelmiş olmasın????" dedi Ami. Bunu demesi ile birlikte Usagi göz yaşlarını serbest bıraktı. Minako kararlı bir şekilde her iki elini masaya vurdu ve ayağa kalktı.
"Hayır! Burada bu şekilde oturup bekleyemem.Onları aramaya gidiyorum!"
"Bende! bende!"dedi Usagi ve Minako'un arkasına takıldı. Birkaç saniye sonra ise arkalarında arkadaşları dışarı çıktılar. Usagi Luna'yı, Minako'da Artemis'i düşünüp düşünüp endişeleniyorlardı. Ami haklı olabilirdi.Ya onlara birşey oldu ise? Aksi halde gelmelerini engel olan şey ne olabilirdi? Keisnlikle dün onları yalnız başlarına göndermemeliydiler.
"Selam kızlar" diye bir ses duydu Usagi. Arkasını dönünce uzun boylu,esmer saçlı yakışıklı bir erkek gördü. "MAMORU!!!" diyip kendsini mamoru'un kollarına attı."Biliyormusun,Luna ve Artemis kayboldu!"
" Kayıp mı oldular? ne zaman?"
"Dün. Şu kayan yıldızları görmüşsündür herhalde" dedi Rei. Mamoru başını sallayınca sözüne devam etti."İşte ondan sonra doğru düzgün birşey söylemeden hızla kayboldular.Dün akşam da eve gelmemişler hala ses seda yok."
"Biz de onları aramaya çıktı" diye ekledi makato. Mamoru birkaç saniyeliğine düşündü. Daha sonra kızlara döndü. "Tam olarak nereye doğru gitiklerini biliyormusunuz???"
"Kuzey-Batı yönüne gittiler." dedi Ami. "Sanırım şu kayan yıldızlar ile bir ilgisi var kayboluşlarının."
"Belki de o kayan şeyler yıldız değildir????" diye fikir yürüttü Makato.
"Olabilir ama o şeylerden bir tane bulamadan birşey diyemeyiz. Çok ilginç aslında, haberlerde de geçiştirdiler.Çok bilgi vermediler."dedi Ami. "Hmmm. Kuzey-Batı yönünde tam sınıra yakın bir yerde ormanlık bir alan var.Oradan başlarsak birşey bulabiliriz belki.Gidelim kızlar." dedi Mamoru."Onları bulucaz Usagi merak etme."dedi mamoru. Usagi gülümseyip mamoru ya sarıldı ve yola koyuldular.
Bir saat sonra ormanlık alanın girişine vardılar.Ami küçük biligsayarını çıkartıp ormanın haritasını çıkartmaya başladı. Diğerleri de "Luna ve Artemis" diye bağırıp kayıp kedileri arıyorlardı. Bir süre sonra bir düşme sesi ve ardından gelen acıklı bir ses duyuldu. Sesin sahibini hemen buldular. Rei bir taş'a takılıp yere düşmüş ve dizinde hafif sıyrıklar oluşmuştu. Makato hemen Rei'in yanına koşup onu yerden kaldırdı.
"Bu taşı görmedim."
"Sakar Rei. üstüne üstelik bir de körsün.Koca taşı nasıl görmezsin"diye takıldı usagi eline bir koz geçirerek.
"BANA BAK SEN!..."
"Hey kızlar bakın bir!" Ami diğerlerini uyarark yanına çağırmıştı arkadaşlarını.Elindeki bilgisayarı ile taşı inceliyordu. Diğerleri de yanına gelince biraz şaşkın bir hali olduğunu gördüler.
"Bu taş.Ay taşı."
"NE???" Dediler hep bir ağızdan. usagi öne atlayıp Ami'in bilgisayarını elinde alıp baktı sonra birşey anlamadan geri verdi.
"Nasıl yani??? Ay'dan mı gelmiş???"
"Evet.Dün gördüğümüz yıldız yağmuru ay'dan gelen taşlar.Bunlar ufak parçalar.Ben son bir tane büyük bir parça daha düştüğünü gördüm."
"Şimdi Luna ve Artemis'in neden bu şeylerin ardından gittiklerini anlıyorum. Büyük olasılıkla bu taşların nereden geldiğini anlamışlardır. Hadi onları bulalım." dedikten sonra mamoru ormanın içine girdi ve diğerleride arkasından.Hepsi çok temkinli davranıyorlardı.Az bir ileride bir krater gördüler.
"Hey! Bu da nedir?? Sanrım senin büyk taşını bulduk Ami" dedi Makato ve koşarak kraterin yanına koştu.Aynı anda gözleri şaşkınlık ve endişe ile açıldı. Diğerleride arkasından gelince Usagi ve Minako krater'e baktı ve yere çöktüler.Gözlerinden birkaç damla yaş geldi. İkisi de aynı anda...
"Luna? Artemis???" Diğerleride şaşkınlıkla iki büklüm şekilde silindir bir kavanoz'u andıran iki nesnenin içinde uykuya dalmış gibi duran Luna ve Artemis'e baktılar.
Bir apartman dairesinde oturan bir grup genç,iki silindir kavonozu andıran bir nesnenin içinde iki büklüm duran kedileri sessizce izliyordu. Ami küçük bilgisayarı ile kavanozları incleyip kedilerin durumunu öğrenmeye çalışıyordu. Usagi de mamoru ya sarılmış gözünü Luna'dan ayırmıyordu.Diğerleri ise aynı şekilde kedilere bakıyordu.
"Onlar öldü mü?" diye sessizliği bozdu Usagi. Minako aniden Usagi'e döndü.Gözlerinde kızgınlık ve hüzün vardı.
"NE DEMEK ÖLDÜ MÜ!!!!!! ELBETTE Kİ HAYIR.BİR DAHA SAKIN BUNU SÖYLEME USAGİ" Usagi'de dahil herkes Minako'un bu tepkisine karşı şaşkınlıkla baktılar.Minako'dan beklenmeyecek bu haraket hepsini şoke etmişti. Usagi daha fazla dayanamayıp sessizce göz yaşlarını akıtmaya başladı. Minako Usagi'in gözyaşlarını görünce sakinleşti ve öfke yerini mahçuluğa bıraktı.
"Özür dilerim kızlar. Usagi,sen, kırmak istemedim." gözlerini yere çevirerek. Mamoru ayağa kaltı ve iç rahatlatıcı bir şekilde gülümsedi ve kedilere döndü. "Merak etmeyin kızlar. Onlar ölü falan değiller ve ölmeyeceklerde.Sadece...sadece uyuyorlar." Ami hariç hepsi Mamoru'a döndü. Ami bilgisayarını kapatıp arkadaşlarına döndü.Yüzünde ciddi bir ifade vardı.
"Mamoru haklı kızlar, Luna ve Artemis hala yaşıyorlar ve her zamankinden daha çok sağlıklılar. Bu şeyler bir şekilde onları uyku moduna sokmuş."
"Ama neden?" dedi Makato. Ami bilmediğini belirten bir omuz haraketi yaptı. " Bilemiyorum ama sanırım bunun ay krallığı ile bir ilgisi var."
"Ay Krallığı mı?" dedi Usagi ve Eski yaşamında ki hayatını hatırladı. "Ama ne gibi bir ilgisi olabilir ki ?"
"Bilmiyorum Usagi daha doğrusu tam olarak birşey söyleyemem."
"Belki bir mesaj gelmiştir?" diye fikir yürüttü Rei.
"iyi de nasıl? Yok olan bir krallıkdan nasıl bir mesaj gelebilir?"dedi Minako.
"Yok olmuş olabilir ama Kraliçe Serenity'nin ruhu hala orada olduğuna göre, bu mümkün olabilir.Yine de bu şekilde bir mesaj geleceğini hiç sanmıyorum." dedi mamoru ve kanepe ye geri oturdu. Usagi ve Minako biraz rahatlamış görünüyorlardı. Yine de en yakın dostlarının bu şekilde olması ve ne olacağını bilmemeleri onları sıkıntı içinde olmalarını sağlıyordu.
"Bu şeylerin açılmasını sağlayacak bir mekanizma yok.Bu yüzden en iyisi kendi kendilerinin açılmasını beklemek."dedi Ami ve çantasını toparlayıp ayağa kalktı. Mahçup bir yüz ifadesine büründü[/b]."Kızlar üzgünüm ama gitmek zorundayım. Kursum var."
"Sorun değil Ami. Bizde gitsek iyi olacak artık." [b]dedi Rei. Sonra da herkes ayaklandı ve eşyalarını toparladı. Usagi ve Minako LUna ve Artemis'i çantalarına gizlediler ve herkes evinin yolunu tuttu.
Usagi sessiz bir şekilde evine girdi ve doğruca odasına yöneldi.Saat 20:05'di ve buna rağmen yorgun ve uykusu vardı.
"Hey Usagi! Bu evin kuralları var bu şekilde geç saatlerde gelemzsin!"
"Kes sesini!" dedi Usagi ve odasına çıkıp yatağın elbiseleri ile uzandı. Kesinlikle kardeşi ile uğraşacak hali yoktu. En iyi dostu için çok endişeleniyordu. Usagi, Luna ile ilk karşılaşını,beraber göğüs gerdikleri günleri hatırlayarak uykuya daldı.
Gece saat 04:00'da Usagi'in çantasında bir kıpırtı oldu ve uzun bir kuyruk çıktı.Daha sonrasında ise anlında ay olan bir kafa göründü.
Luna Usagi'in çantasından çıkıp Usagi'in yatağına zıpladı ve pencereden ay'a baktı.Her zamankinden çok daha güzel ve parlak görünüyordu.
"Ah Kızlar, sanırım normal bir hayat hiç süremiyeceksiniz..."
bağlantı;bağlantı için tıklaman yeterli :D
Saygılarla.....
21 Haziran 2013 Cuma
Ay Savaşçısı Güç'ün Kaynağı
1.BÖLÜM: Kayan Yıldızlar
Tokya'da olağan bir gündür.Sokalar, yaz sıcağında dondurmacıdan dondurma almak için kapışan çocuklar, serinlemek için yüzmeye giden gençler ve yaz vakti işe gitmek zorunda oldukları için sinir küpüne dönmüş insanlar ile kaynıyordu.
Usagi ve arkadaşları ise, Game Crown Center'da oturmuş Usagi ve Makoto'un yarışını izliyorlardı. Ami her zamanki gibi ders kitabına gömülmüş arada bir kızların yarışına bakarken Rei ise kolasını içip ilgisiz bir şekilde kızlara bakıyordu. Minako ise Usagi ve Makoto'un arkasından ilgi ile arkadaşlarının yarışını izliyordu. Lune ve Artemis de yerde sıcaktan bıkkın bir şekilde yatıyorlardı. En son Galaksiya'ya verdikleri savaşın üzerinden tam bir yıl geçmiştir ve o zamandan beri olağan dışı birşey olmamıştır. Michiru keman resitalleri vermeye başlamıştı ve Haruka ise yarış üzerine yarış kazanmıştı. Mamoru Usagi'nin göz yaşlarına dayanamayınca yurt dışında eğitim almaktan vazgeçerek Tokyo Üniversitesine devam etmeye başlamıştır. "Hadi Artık bitirin şu oyunu! Usagi kaçıncı kez yenilmeyi düşünüyorsun sen "
Rei artık sıcağında etkisi ile daha fazla dayanamamış ve söylenmeye başlamıştı. Tam o sırada Makoto zafer çığlığı atarak usagi'i yendiğinin mesajını verdi. Usagi göz yaşlarına boğuldu ve birkaç saniye sonra ise Rei'in tepesine dikelerek ona bağırmaya başladı.
"HEP SENİN YÜZÜNDEN! NE VAR ŞU ÇENENİ KAPATSAN! " Rei ise usagi'in tam aksine çok sakin ve umursamaz bir şekilde konuşmaya devam etti. "Ya tabi tabi.Benim yüzümden değil mi? Bundan önceki iki seferde benim sesim yüzümden kaybettin zaten. "
"Ah kızlar uzatmayın oyun alt tarafı" dedi Ami. Ders kitabını kapatıp gülümsedi.Ama Usagi'in alev saçan gözlerini görünce gülümsemesi yüzünden siliniverdi. Makoto ve Minako ise vakit kaybetmeden yarışmaya başlamışlardı.Usagi buna aldırmadı ve sakin bir tavır takındıktan sonra Rei'ye döndü"Zaten senin bu karga sesinle kimin olsa konsatresi bozulurdu.Bak Ami'ye onunda bozuldu."
"Konsatre değil Konsatrasyon Usagi" dedi Ami ortamı yumuşatmak isteyen bir ses ile. Ama hiçbir işe yaramamıştı.Rei bu sözler karşısında Usagi'e bağırmaya başladı.Sesi her yerde inlemeye başladı."NE!!!! KARGA SES Mİ? SEN KENDİ SESİNE BAK HELE! SENİ BECERİKSİZ! BİRDE BANA SUÇ ATIYORSUN! "
Usagi ağlama kırizine girdi ve göz yaşları boşalmaya başladı.Rei ise umursamaz bir şekilde kollarını bağlayıp yerine oturdu. Zavallı Luna ve Artemis ise bu olayda geri kalmak için uğraşıyordu. Tam o sırada Minako'un sesi duyuldu. , "YA HAYIR! KAYBETTİM! " Ardından da Makoto'un meşhur kahkahası geldi.
Usagi ve kızlar Rei'in evi dediğin tapınakta oturmuş sohbet ediyorlardır.Usagi her zaman ki gibi pastaları iştahla yerken Minako'da ona aynı şekilde yardım etmektedir. Bu duruma alışık olan arkadaşları sohbetlerine devam eder. "Ah kızlar tam bir yıldır hiçbir haraket yok. Çok sıkıldım!!!!!" dedi Usagi. Ağzındaki pasta yüzünden sesi boğuk boğuk çıkıyordu. Makoto ciddi bir tavır takınıp usagi'ye döndü.Ama Luna önce davranmıştı.
"Dua et de bu şekilde devam etsin. Hem sen değilmiydin normal bir hayat sürmek isteyen?"
"Ya orası öylede çok sıkıldım BEN!!!!!"
"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!! Kaç kere söyledim sana ağzında birşey var iken konuşma!!!! Tüm artıkların yüzüme geldi!"diye söylendi Rei. Usagi ise kızgın bir ifade takınıp pastaları bırakıp kenara geçti. Artemis ayağa kalkıp ciddi bir şekilde kızlara döndü.
"Kızlar,savaştığımız onca zaman ve karşılaştığımız onca düşmandan sonra hala hayat da olduğunuz için şükür etmeniz gerekir." Minako hafif bir tebessümle Artemise yaklaştı.Sonra da birden kahkayı basarak Artemise bir şaplak attı.
"Hahahahahaha merak etme Artemis,kolay kolay kimse bizi öldüremez."
"Evet diğer ölümlerimizi saymazsak" dedi Rei. Luna ve Artemis pes etmiş bir şekilde başlarını sallarlar.
"Artık gidelim mi??? Film başlayacak kızlar." dedi Ami. Diğerleri de aynı anda saatlerine bakıp teleşlandılar ve hepsi birden ayaklandı. Usagi herkesin önüne geçip bağırmaya başladı. "Bu film için aylardır bekliyorum ben!!!Bu film ...."
"EVET USAGİ BİLİYORUZ!" dedi kızlar hep bir ağızdan. Usagi suratını buruşturup kızlar ile sinema'a doğru yürümeye başladı. Luna ve Artemis Minako'un çantasına saklanmışlardı.Bu şekilde onlarda girebiliceklerdi sinema ya. Tam sinema'ya yaklaşmışlardı ki gök yüzünden ışıldayan nesneler düşmeye başladı.Herkes bu düşen nesnelere hayret ve merakla izlemeye başladılar.
"Bu da neyin nesi? Gündüz vakti yıldız mı kayıyor?" dedi Ami.
"Çok ilginç bu" dedi usagi düşen nesnelere bakarak.En son daha büyük ve parlak bir ışıkda düştükten sonra Işıldayan nesneler bir an da kesildi. Gökyüzü eski haline döndü. Bir kaç dakika sonra da insanlar eski hallerine döndüler ve az önceki olayı konuşarak yollarına devam ettiler. Luna ve Artemis bilmiş bir tavır la birbirlerine baktılar. Aynı anda... "Olabilir mi????"
"Kızlar siz sinemaya gidin bizim bir işimiz var."dedi Luna ve Artemis ile birlikte Minako'un çantasından fırlayıp uzaklaşmaya başladılar.
"ARTEMİS!!" diye arkasından bağırdı Minako ama Artemis ve Luna çoktan gözden kaybolmuşlardı. Kızlar şaşkın bir şekilde birbirlerine baktıktan sonra birbirlerine birşey demeden sinema'a gittiler.
Luna ve Artemis büyük parıldayan ışığın düştüğü ormanlık alana vardılar. Biraz ilerleyince ormanın hemen içinde küçük bir krater açılmış olduğunu gördüler. Birbirlerine stresli bir şekilde baktıktan sonra krater'e ilerleyip baktılar.Aynı anda parlak bir ışıkla birlikte hiçbirşey görünmez oldu...
saygılarla :)
bağlantı için tıkla :) :)
Tokya'da olağan bir gündür.Sokalar, yaz sıcağında dondurmacıdan dondurma almak için kapışan çocuklar, serinlemek için yüzmeye giden gençler ve yaz vakti işe gitmek zorunda oldukları için sinir küpüne dönmüş insanlar ile kaynıyordu.
Usagi ve arkadaşları ise, Game Crown Center'da oturmuş Usagi ve Makoto'un yarışını izliyorlardı. Ami her zamanki gibi ders kitabına gömülmüş arada bir kızların yarışına bakarken Rei ise kolasını içip ilgisiz bir şekilde kızlara bakıyordu. Minako ise Usagi ve Makoto'un arkasından ilgi ile arkadaşlarının yarışını izliyordu. Lune ve Artemis de yerde sıcaktan bıkkın bir şekilde yatıyorlardı. En son Galaksiya'ya verdikleri savaşın üzerinden tam bir yıl geçmiştir ve o zamandan beri olağan dışı birşey olmamıştır. Michiru keman resitalleri vermeye başlamıştı ve Haruka ise yarış üzerine yarış kazanmıştı. Mamoru Usagi'nin göz yaşlarına dayanamayınca yurt dışında eğitim almaktan vazgeçerek Tokyo Üniversitesine devam etmeye başlamıştır. "Hadi Artık bitirin şu oyunu! Usagi kaçıncı kez yenilmeyi düşünüyorsun sen "
Rei artık sıcağında etkisi ile daha fazla dayanamamış ve söylenmeye başlamıştı. Tam o sırada Makoto zafer çığlığı atarak usagi'i yendiğinin mesajını verdi. Usagi göz yaşlarına boğuldu ve birkaç saniye sonra ise Rei'in tepesine dikelerek ona bağırmaya başladı.
"HEP SENİN YÜZÜNDEN! NE VAR ŞU ÇENENİ KAPATSAN! " Rei ise usagi'in tam aksine çok sakin ve umursamaz bir şekilde konuşmaya devam etti. "Ya tabi tabi.Benim yüzümden değil mi? Bundan önceki iki seferde benim sesim yüzümden kaybettin zaten. "
"Ah kızlar uzatmayın oyun alt tarafı" dedi Ami. Ders kitabını kapatıp gülümsedi.Ama Usagi'in alev saçan gözlerini görünce gülümsemesi yüzünden siliniverdi. Makoto ve Minako ise vakit kaybetmeden yarışmaya başlamışlardı.Usagi buna aldırmadı ve sakin bir tavır takındıktan sonra Rei'ye döndü"Zaten senin bu karga sesinle kimin olsa konsatresi bozulurdu.Bak Ami'ye onunda bozuldu."
"Konsatre değil Konsatrasyon Usagi" dedi Ami ortamı yumuşatmak isteyen bir ses ile. Ama hiçbir işe yaramamıştı.Rei bu sözler karşısında Usagi'e bağırmaya başladı.Sesi her yerde inlemeye başladı."NE!!!! KARGA SES Mİ? SEN KENDİ SESİNE BAK HELE! SENİ BECERİKSİZ! BİRDE BANA SUÇ ATIYORSUN! "
Usagi ağlama kırizine girdi ve göz yaşları boşalmaya başladı.Rei ise umursamaz bir şekilde kollarını bağlayıp yerine oturdu. Zavallı Luna ve Artemis ise bu olayda geri kalmak için uğraşıyordu. Tam o sırada Minako'un sesi duyuldu. , "YA HAYIR! KAYBETTİM! " Ardından da Makoto'un meşhur kahkahası geldi.
Usagi ve kızlar Rei'in evi dediğin tapınakta oturmuş sohbet ediyorlardır.Usagi her zaman ki gibi pastaları iştahla yerken Minako'da ona aynı şekilde yardım etmektedir. Bu duruma alışık olan arkadaşları sohbetlerine devam eder. "Ah kızlar tam bir yıldır hiçbir haraket yok. Çok sıkıldım!!!!!" dedi Usagi. Ağzındaki pasta yüzünden sesi boğuk boğuk çıkıyordu. Makoto ciddi bir tavır takınıp usagi'ye döndü.Ama Luna önce davranmıştı.
"Dua et de bu şekilde devam etsin. Hem sen değilmiydin normal bir hayat sürmek isteyen?"
"Ya orası öylede çok sıkıldım BEN!!!!!"
"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!! Kaç kere söyledim sana ağzında birşey var iken konuşma!!!! Tüm artıkların yüzüme geldi!"diye söylendi Rei. Usagi ise kızgın bir ifade takınıp pastaları bırakıp kenara geçti. Artemis ayağa kalkıp ciddi bir şekilde kızlara döndü.
"Kızlar,savaştığımız onca zaman ve karşılaştığımız onca düşmandan sonra hala hayat da olduğunuz için şükür etmeniz gerekir." Minako hafif bir tebessümle Artemise yaklaştı.Sonra da birden kahkayı basarak Artemise bir şaplak attı.
"Hahahahahaha merak etme Artemis,kolay kolay kimse bizi öldüremez."
"Evet diğer ölümlerimizi saymazsak" dedi Rei. Luna ve Artemis pes etmiş bir şekilde başlarını sallarlar.
"Artık gidelim mi??? Film başlayacak kızlar." dedi Ami. Diğerleri de aynı anda saatlerine bakıp teleşlandılar ve hepsi birden ayaklandı. Usagi herkesin önüne geçip bağırmaya başladı. "Bu film için aylardır bekliyorum ben!!!Bu film ...."
"EVET USAGİ BİLİYORUZ!" dedi kızlar hep bir ağızdan. Usagi suratını buruşturup kızlar ile sinema'a doğru yürümeye başladı. Luna ve Artemis Minako'un çantasına saklanmışlardı.Bu şekilde onlarda girebiliceklerdi sinema ya. Tam sinema'ya yaklaşmışlardı ki gök yüzünden ışıldayan nesneler düşmeye başladı.Herkes bu düşen nesnelere hayret ve merakla izlemeye başladılar.
"Bu da neyin nesi? Gündüz vakti yıldız mı kayıyor?" dedi Ami.
"Çok ilginç bu" dedi usagi düşen nesnelere bakarak.En son daha büyük ve parlak bir ışıkda düştükten sonra Işıldayan nesneler bir an da kesildi. Gökyüzü eski haline döndü. Bir kaç dakika sonra da insanlar eski hallerine döndüler ve az önceki olayı konuşarak yollarına devam ettiler. Luna ve Artemis bilmiş bir tavır la birbirlerine baktılar. Aynı anda... "Olabilir mi????"
"Kızlar siz sinemaya gidin bizim bir işimiz var."dedi Luna ve Artemis ile birlikte Minako'un çantasından fırlayıp uzaklaşmaya başladılar.
"ARTEMİS!!" diye arkasından bağırdı Minako ama Artemis ve Luna çoktan gözden kaybolmuşlardı. Kızlar şaşkın bir şekilde birbirlerine baktıktan sonra birbirlerine birşey demeden sinema'a gittiler.
Luna ve Artemis büyük parıldayan ışığın düştüğü ormanlık alana vardılar. Biraz ilerleyince ormanın hemen içinde küçük bir krater açılmış olduğunu gördüler. Birbirlerine stresli bir şekilde baktıktan sonra krater'e ilerleyip baktılar.Aynı anda parlak bir ışıkla birlikte hiçbirşey görünmez oldu...
saygılarla :)
bağlantı için tıkla :) :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)

.jpg)
.jpg)

.jpg)
