Usagi ve diğerleri pastane de oturmuş içeceklerini içiyorlardı.Bir süredir sessizce oturmuş dün olanları düşünüyorlar ve bir anlam vermeye çalışıyorlardı. Usagi içeceğinden bir yudum aldıktan sonra üzgün bir ifade ile arkadaşlarına döndü.
"Offf kızlar Luna dün akşam gelmedi.Çok endişeleniyorum onun için."
"Aynı şekilde Usagi.Artemis de gelmedi dün akşam eve."diye katıldı Minako Usagi'e. Makoto bilmiş bir hava takındı.
"Sizce bunlar yanlız kalmak istemiş olmasınlar ha?"
"MAKOTO!"diye bağırdı her biri. "Şey kızlar,başlarına kötü bir şey gelmiş olmasın????" dedi Ami. Bunu demesi ile birlikte Usagi göz yaşlarını serbest bıraktı. Minako kararlı bir şekilde her iki elini masaya vurdu ve ayağa kalktı.
"Hayır! Burada bu şekilde oturup bekleyemem.Onları aramaya gidiyorum!"
"Bende! bende!"dedi Usagi ve Minako'un arkasına takıldı. Birkaç saniye sonra ise arkalarında arkadaşları dışarı çıktılar. Usagi Luna'yı, Minako'da Artemis'i düşünüp düşünüp endişeleniyorlardı. Ami haklı olabilirdi.Ya onlara birşey oldu ise? Aksi halde gelmelerini engel olan şey ne olabilirdi? Keisnlikle dün onları yalnız başlarına göndermemeliydiler.
"Selam kızlar" diye bir ses duydu Usagi. Arkasını dönünce uzun boylu,esmer saçlı yakışıklı bir erkek gördü. "MAMORU!!!" diyip kendsini mamoru'un kollarına attı."Biliyormusun,Luna ve Artemis kayboldu!"
" Kayıp mı oldular? ne zaman?"
"Dün. Şu kayan yıldızları görmüşsündür herhalde" dedi Rei. Mamoru başını sallayınca sözüne devam etti."İşte ondan sonra doğru düzgün birşey söylemeden hızla kayboldular.Dün akşam da eve gelmemişler hala ses seda yok."
"Biz de onları aramaya çıktı" diye ekledi makato. Mamoru birkaç saniyeliğine düşündü. Daha sonra kızlara döndü. "Tam olarak nereye doğru gitiklerini biliyormusunuz???"
"Kuzey-Batı yönüne gittiler." dedi Ami. "Sanırım şu kayan yıldızlar ile bir ilgisi var kayboluşlarının."
"Belki de o kayan şeyler yıldız değildir????" diye fikir yürüttü Makato.
"Olabilir ama o şeylerden bir tane bulamadan birşey diyemeyiz. Çok ilginç aslında, haberlerde de geçiştirdiler.Çok bilgi vermediler."dedi Ami. "Hmmm. Kuzey-Batı yönünde tam sınıra yakın bir yerde ormanlık bir alan var.Oradan başlarsak birşey bulabiliriz belki.Gidelim kızlar." dedi Mamoru."Onları bulucaz Usagi merak etme."dedi mamoru. Usagi gülümseyip mamoru ya sarıldı ve yola koyuldular.
Bir saat sonra ormanlık alanın girişine vardılar.Ami küçük biligsayarını çıkartıp ormanın haritasını çıkartmaya başladı. Diğerleri de "Luna ve Artemis" diye bağırıp kayıp kedileri arıyorlardı. Bir süre sonra bir düşme sesi ve ardından gelen acıklı bir ses duyuldu. Sesin sahibini hemen buldular. Rei bir taş'a takılıp yere düşmüş ve dizinde hafif sıyrıklar oluşmuştu. Makato hemen Rei'in yanına koşup onu yerden kaldırdı.
"Bu taşı görmedim."
"Sakar Rei. üstüne üstelik bir de körsün.Koca taşı nasıl görmezsin"diye takıldı usagi eline bir koz geçirerek.
"BANA BAK SEN!..."
"Hey kızlar bakın bir!" Ami diğerlerini uyarark yanına çağırmıştı arkadaşlarını.Elindeki bilgisayarı ile taşı inceliyordu. Diğerleri de yanına gelince biraz şaşkın bir hali olduğunu gördüler.
"Bu taş.Ay taşı."
"NE???" Dediler hep bir ağızdan. usagi öne atlayıp Ami'in bilgisayarını elinde alıp baktı sonra birşey anlamadan geri verdi.
"Nasıl yani??? Ay'dan mı gelmiş???"
"Evet.Dün gördüğümüz yıldız yağmuru ay'dan gelen taşlar.Bunlar ufak parçalar.Ben son bir tane büyük bir parça daha düştüğünü gördüm."
"Şimdi Luna ve Artemis'in neden bu şeylerin ardından gittiklerini anlıyorum. Büyük olasılıkla bu taşların nereden geldiğini anlamışlardır. Hadi onları bulalım." dedikten sonra mamoru ormanın içine girdi ve diğerleride arkasından.Hepsi çok temkinli davranıyorlardı.Az bir ileride bir krater gördüler.
"Hey! Bu da nedir?? Sanrım senin büyk taşını bulduk Ami" dedi Makato ve koşarak kraterin yanına koştu.Aynı anda gözleri şaşkınlık ve endişe ile açıldı. Diğerleride arkasından gelince Usagi ve Minako krater'e baktı ve yere çöktüler.Gözlerinden birkaç damla yaş geldi. İkisi de aynı anda...
"Luna? Artemis???" Diğerleride şaşkınlıkla iki büklüm şekilde silindir bir kavanoz'u andıran iki nesnenin içinde uykuya dalmış gibi duran Luna ve Artemis'e baktılar.
Bir apartman dairesinde oturan bir grup genç,iki silindir kavonozu andıran bir nesnenin içinde iki büklüm duran kedileri sessizce izliyordu. Ami küçük bilgisayarı ile kavanozları incleyip kedilerin durumunu öğrenmeye çalışıyordu. Usagi de mamoru ya sarılmış gözünü Luna'dan ayırmıyordu.Diğerleri ise aynı şekilde kedilere bakıyordu.
"Onlar öldü mü?" diye sessizliği bozdu Usagi. Minako aniden Usagi'e döndü.Gözlerinde kızgınlık ve hüzün vardı.
"NE DEMEK ÖLDÜ MÜ!!!!!! ELBETTE Kİ HAYIR.BİR DAHA SAKIN BUNU SÖYLEME USAGİ" Usagi'de dahil herkes Minako'un bu tepkisine karşı şaşkınlıkla baktılar.Minako'dan beklenmeyecek bu haraket hepsini şoke etmişti. Usagi daha fazla dayanamayıp sessizce göz yaşlarını akıtmaya başladı. Minako Usagi'in gözyaşlarını görünce sakinleşti ve öfke yerini mahçuluğa bıraktı.
"Özür dilerim kızlar. Usagi,sen, kırmak istemedim." gözlerini yere çevirerek. Mamoru ayağa kaltı ve iç rahatlatıcı bir şekilde gülümsedi ve kedilere döndü. "Merak etmeyin kızlar. Onlar ölü falan değiller ve ölmeyeceklerde.Sadece...sadece uyuyorlar." Ami hariç hepsi Mamoru'a döndü. Ami bilgisayarını kapatıp arkadaşlarına döndü.Yüzünde ciddi bir ifade vardı.
"Mamoru haklı kızlar, Luna ve Artemis hala yaşıyorlar ve her zamankinden daha çok sağlıklılar. Bu şeyler bir şekilde onları uyku moduna sokmuş."
"Ama neden?" dedi Makato. Ami bilmediğini belirten bir omuz haraketi yaptı. " Bilemiyorum ama sanırım bunun ay krallığı ile bir ilgisi var."
"Ay Krallığı mı?" dedi Usagi ve Eski yaşamında ki hayatını hatırladı. "Ama ne gibi bir ilgisi olabilir ki ?"
"Bilmiyorum Usagi daha doğrusu tam olarak birşey söyleyemem."
"Belki bir mesaj gelmiştir?" diye fikir yürüttü Rei.
"iyi de nasıl? Yok olan bir krallıkdan nasıl bir mesaj gelebilir?"dedi Minako.
"Yok olmuş olabilir ama Kraliçe Serenity'nin ruhu hala orada olduğuna göre, bu mümkün olabilir.Yine de bu şekilde bir mesaj geleceğini hiç sanmıyorum." dedi mamoru ve kanepe ye geri oturdu. Usagi ve Minako biraz rahatlamış görünüyorlardı. Yine de en yakın dostlarının bu şekilde olması ve ne olacağını bilmemeleri onları sıkıntı içinde olmalarını sağlıyordu.
"Bu şeylerin açılmasını sağlayacak bir mekanizma yok.Bu yüzden en iyisi kendi kendilerinin açılmasını beklemek."dedi Ami ve çantasını toparlayıp ayağa kalktı. Mahçup bir yüz ifadesine büründü[/b]."Kızlar üzgünüm ama gitmek zorundayım. Kursum var."
"Sorun değil Ami. Bizde gitsek iyi olacak artık." [b]dedi Rei. Sonra da herkes ayaklandı ve eşyalarını toparladı. Usagi ve Minako LUna ve Artemis'i çantalarına gizlediler ve herkes evinin yolunu tuttu.
Usagi sessiz bir şekilde evine girdi ve doğruca odasına yöneldi.Saat 20:05'di ve buna rağmen yorgun ve uykusu vardı.
"Hey Usagi! Bu evin kuralları var bu şekilde geç saatlerde gelemzsin!"
"Kes sesini!" dedi Usagi ve odasına çıkıp yatağın elbiseleri ile uzandı. Kesinlikle kardeşi ile uğraşacak hali yoktu. En iyi dostu için çok endişeleniyordu. Usagi, Luna ile ilk karşılaşını,beraber göğüs gerdikleri günleri hatırlayarak uykuya daldı.
Gece saat 04:00'da Usagi'in çantasında bir kıpırtı oldu ve uzun bir kuyruk çıktı.Daha sonrasında ise anlında ay olan bir kafa göründü.
Luna Usagi'in çantasından çıkıp Usagi'in yatağına zıpladı ve pencereden ay'a baktı.Her zamankinden çok daha güzel ve parlak görünüyordu.
"Ah Kızlar, sanırım normal bir hayat hiç süremiyeceksiniz..."
bağlantı;bağlantı için tıklaman yeterli :D
Saygılarla.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder