2 Temmuz 2013 Salı

3.BÖLÜM: Yeni Görev ve Eski Düşman

Sabah'ın 8'de Usagi gözlerini açtı.Nedenini bilmediği birşey yüzünden kendini çok huzurlu ve iyi hissediyordu.Uykusunda Luna'yı duymuştu ama ne söylediğini hatırlamıyordu. Keşke gerçekten de Luna şu anda Usagi'ye ne kadar tembel ve çok yemek yediğini söylese idi.Kesinlikle kızmayacaktı.Derin bir iç çekti ve yatağından doğruldu. 

"Luna..." dedi sessizce ve gözlerini yere çevirdi. O sırada kuyruğunu gülümseyerek sallayan bir kedi durdu.Anlında ay işareti olan garip bir kedi.Usagi ilk önce algılayamadı ama birkaç saniye sonra algılamaya başladı. "LUNA!!!!!!" dedi ve kediyi yerden kapıp göğsüne bastırdı.Usagi bir yandan kediyi seviyor bir yandan da sıktıkca sıkıyordu. 
"Usa.....gi..." 

"Ah Luna.Senin için ne kadar endişelendim bilemezsin." 

"Usagi dur.Be....ni boğuyrsun." 

Usagi kediyi bıraktı ve neşe içinde yataktan kalktı ve çekmecesine gitti.Çekmeceden büyük bir çikolata çıkartıp Luna'a uzattı.Neşeli bir yüzle gülümsedi. "Hadi Luna.Bu senin ye." 

"İnanamıyorum Usagi.Sakladın mı??? " 

"Yemek istemiyorsan sen bilirsin."dedi ve çikolatadan koca bir ısırık aldı.Luna hemen Usagi'in üzerine atladı ve gülümseyip çikolatayı Usagi'den kapıp yere zıpladı.İki dakika içinde çikolatayı yedikten sonra,Luna memnun bir ifade ile yere uzandı ve kuyruğunu salladı. 
"Hehehehe. Çok güzeldi..." 

"İyi.Şimdi....Şimdi bana neler olduğunu anlat!!!!!!!!!!!!!!"dedi Usagi sert bir tonla.Luna usagi'in bu ses tonuna karşı bir tepki vermedi.Ciddileşerek ayağa kalktı ve Usagi'e döndü.Tek bir cümle söyledi. 

"Sende diğerleri ile birlikte öğreneceksin prenses"dedi ve odadan dışarı çıktı.Usagi şaşkın ve kafasıkarışık bir şekilde Luna'ın arkasından baktı. 

"Ne dedi bana?... Prenses mi????" 

Usagi kahvaltısını ettikten sonra Luna'da alıp Rei'in evine gitti.Oraya vardığında mamoru dahil herkes orada idi.Hepsi de şaşkın ve merak içinde idi. Artemis herkesin ortasına geçmiş oturuyordu.Onun da yüznde ciddi bir ifade vardı. Usagi ve Luna'ın geldiğini görünce yerinden kalktı ve bağını eğerek selam verdi. 

"Hoşgeldiniz prenses serenity.Luna başlayalım mı artık?" Herkes Artemis'in yaptığı ve söylediği şeye şaşırdı.ir anlam veremediler.Usagi ise kıpkırmızı olmuş bir şekilde Mamoru'un yanına oturdu.Mamoru Usagi'in kulağına eğilip fısıldadı. 

"Bana da hoşgediniz prens Endimiyon deyip eğildi." 
Usagi iyice şaşırdı. Luna da Artemis'e onay veren bir baş haraketi yaptıktan sonra Artemis boğaazını temizledi ve konuşmaya başladı. 

"Kızlar Luna ve ben dönüştürüldük.Bi..." 

"Nasıl yani???? Bir androide mi yoksa?" 

Luna minako'ya döndü. "Hayır Venüs Savaşçısı. Dönüştürüldük derken eski yaşamlarımıza geri döndürüldük demek istedik." 

"Eski yaşam mı?" dedi Usagi sessizce.Luna kafası ile onay verdi. 
"Yani eski derken siz şimdi Gümüş Binyıl Krallığında yaşayan Luna ve Artemis misiniz?"dedi Ami. 

"Tam olarak değil.Hafızalarımız tam anlamı ile geri döndürüldü.Herşeyi günü gününe iyi hatırlıyoruz.Prensesin doğumunu,sizlerin savaşçı olarak ilk gelişinizi.Herşeyi."dedi Luna. Herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu.Bu kedileirn,Mamoru ve Usagi'e davranışlarını açıklıyordu.Hatta Minako'a savaşçı adı ile hitap etmesini de. 

"Bakın,eski hafızalarımız bize geri verildi çünkü yeni göreviniz için esi bilgilere ve bizim yönlendirmemize ihtiyacınız var." 

"Hangi yeni görev?" dedi Makato.Luna yerine oturdu ve derin bir nefes çekti. 
"Yeni göreviniz... Evren Savaşçısını bulmak olacak." 

"KİM??????" 


Rei'in evinde herkes şaşkınlıkla Luna ve Artemis'in a zönce söylediklerini algılamaya çalışıyordu.Herkes anlamsızca birbirine bakınıyor Evren Savaşçısını,ay krallığı ile ilgili olayları anlamaya çalışıyorlardı.
Mamoru ilk şoku atlatan kişi oldu.Luna ve Artemis'e döndü. 


"Evren Savaşçısı da kim? Ay Krallığı ile ilgisi nedir?" 

Artemis üzgün bir yüz ifadesi takınıp Mamoru'a döndü."Prens Endimiyon, aslında siz evren savaşçısını çok yakından tanıyan bir kişiydiniz" 

"Ben mi?"mamoru şaşkınlık la gözlerini açtı.Oysa onunla ilgili hiçbirşey hatırlamıyordu.Luna ayağa kalktı ve kızlara döndü. 

"Savaşçılar,hepiniz evren savaşçısını yakından tanıyan kişilersiniz.Tüm savaşçılar onu iyi bilir ve tanırlar.Zamanında hepinizi savaşçı olarak seçen,güçlerinizi size veren ve sizleri eğten kişi oydu." 

"NE???????"Hepsinin ağzından bu kelime çıkmıştı.Bütün bunlar hepsine çok anlamsız geliyordu.N ekadar düşünürlerse düşünsünler öyle birini hatırlamıyorlardı. 

"Yani,bizi savaşçı olarak seçen ve ay krallığına getiren o mu?" dedi Rei. Luna kafasını evet olarak sallayınca Makato kollarını bağdaştırıp sessizce mırıldanmaya başladı. "O zaman neden onu hatırlamıyoruz ki?" 

"Cevabı basit Makato.Evren savaşçısı tüm savaşçılarını seçtikten kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.Gitmeden önce bize bir daha geri dönmeyeceğini söyledi ve hepinize güçlerinizi aktif hale getirip dönüşebilmenizi sağlayan nesneler bıraktı. Prenses,Evren savaşçısı sizide düşündü ve annenize savaşçıya dönüşmeniz için gereken parçayı bıraktı.Zamanı gelince de Kraliçe bize verdi."dedi Luna.Eski zamanı hatırlayıp hüzünlenerek.Artemis, Minako'ya dönük bir şekilde konuşmaya devam etti. 

"Kısadan konuşmak gerekirse savaşçılar.Tüm savaşçıların güç'ün kaynağı evren savaşçısıdır.Tüm gezegenlerin hayat enerjisii toplayıp onları seçtiği savaşçılara verir.Sizi de seçti ve prensesi korumanız için sizi gümüş bin yıl sarayına getirdi." 

"Peki benimle ilgisi nedir Luna?" 

"Evren savaşçısı sık sık dünya gezegenine gider orada dinlenirdi.Bir kere bana her zaman orada yaşamak istediğini söylemişti. Sizi prenses ile o tanıştırdı efendim ve sizi Metalya hakkında uyardı." 

Mamoru usagi'i ilk gördüğü anı hatırlıyordu ama onu tanıştıran kişiyi hatırlamıyordu.Hala geçmiş hayatı ile ilgili bazı parçalar silinikti.Demek ki evren savaşçısıda silinik anılarından kaybolan önemli bir parça idi. 
"En önemlisi ise,prenses.Gümüş Kristali yapıp kraliçe'e veren kişi oydu." 
Usagi ne diyeceğini,ne düşüneceğini bilemedi.Ne kadar uğraşırsa uğraşsın öyle birini hatırlamıyordu. Hem arkadaşlarıyla hem de mamoru ile tanışmasını sağlayan,krsitali yapıp korunmalarını sağlayan bir kişi idi ve o hatırlamıyordu.Kalbinin derinliklerinde bir yerde kim olduğunu hatta yüzünü bile hatırlamadığı o kişiye karşı garip birşeyler hissetmeye başladı. Diğerlerinin de durumu Usagi'den farklı değildi. 
"Peki şimdi onu neden bulmamız gerekiyor?"dedi Ami. Luna ve Artemis endişeli ve üzgün bir ifadeye büründüler. 

"Çünkü Merkür.Evren savaşçısı tehlikede.Yeni bir kötülük dünya ya yaklaşıyor.Diğer savaşçılardan bir mesaj geldi.Eski bir düşmanı onu arıyor ve onu yok etmeden de durmayacak." 

"Diğer savaşçılar mı?"dedi Minako. 

"Evrenlerde ki diğer savaşçılar?" 

"Evet Rei.Hepsi de evren savaşçısının sadık birer destekcisidir.Bu uğurda ölen savaşçılar olmuş.Eğer o ölürse sizlerde gücünüzü kaybedersiniz ve dolayısı ile dünyayı koruyamazsınız."dedi Luna. 

"Eee,nerede peki?"dedi Usagi. 

"Her zaman huzurla yaşamak istediği tek yerde. Dünya'da prenses."... 

Usagi ve kızlar şok edici bilgilerden bir gün sonra her zaman gittikleri park'a gitmişlerdi.Geleli 15 dakika olmuş olmasına rağmen hiçbiri konuşmuyordu.Luna ve Artemis ise yerde oturmuş kızları gözlüyordu. 

"AMannnn her neyse.Onu da buluruz kızlar boşverin!" diye atıldı Usagi ve sessizliği bozdu.Kızlar sadece bir anlığına Usagi'e baktılar ama sonra oralı olmadılar.Makato Usagi'e baktı sonra da kedilere döndü. 

"Hiç hatılayamadığımız ve tam olarak nerede olduğunu bilmediğimizi birini nasıl bulacağız biz?" 

"İlk etapta prensesinde nerede olduğunu bilmiyordu Jüpiter ama onu bulduk."dedi Luna. 

"Ama... Gümüş Krsital ortaya çıktığında açığa çıktı.Eğer o da olmasa idi bu kadar kısa zamanda bulabiliceğimizi ben pek sanmıyorum.Hem biz onu bulmadık o bizi buldu." 

"Merkür?"hafif şaşkınlıkla Artemis. 

"Ama öyle." 

"Peki nereden başlayacapız aramaya?"dedi Minako.Usagi kızlara dönerek gülümsedi. 

"Basit.Tabiki de burada Japonya da.Eminim ki buradadır." Usagi iyice gülümseyerek.Ama kızlar aynı fikirde değildi.Rei usagi'e dönüp umutsuz gözlerle baktı. 

"Ben kolay olacağını sanmıyorum.Hem Sadece Japonyayı aramak bile aylarımızı hatta yıllarımızı alabilir.Ben diğer ülkeleri düşünmek bile istemiyorum.Hem onu nasıl tanıyacağız?" 

"Basit Mars.Biz onu çok iyi hatırlıyoruz."dedi artemis ayağa kalkarak.Daha sonra da Luna ayağa kaltı ve gözleri parıldamaya başladı. 
"Evren savaşçısı'ın ayaklarına kadar uzanan kumral saçları vardı.Saçlarının uçları kızıl paraklığında parıldıyordu. O kahverengi gözlerine baktın mı tüm yıldızları görebiliridin.Işık saçarlardı.Sert bakışlarına rağmen içi merhametle doluydu hep." 

"Çok güçlüydü ve sevgi onun için herşeydi.Parıldardı her zaman.Kişi yanında olduğu zaman kendini güvende ve huzurlu hissederdi."diye tamamladı Artemis. Kedilerin anlattıklarından evren savaşçısına hayran oldukları çok belliydi. Kızlar ilgiyle kedilerin anlattıklarını dinliyorlardı. 
"Peki ne oldu na artemis? Nasıl Öldü?"dedi Minako. 

Artemis cevap vermeden iki kişi onlara yaklaşmıştı bile.Birinin kahverengi kısa saçları diğerinin ise uzun yeşil saçları vardı.Usagi yerinden atlayıp onlara el sallamaya başladı. 

"Haruka! Michiru! buradayız!" 

"Usagi,öyle bağırıp durmasan olmaz mı"Rei yakınınca Usagi yerine oturdu ve Rei'e ters bir şekilde bakmaya başladı.Haruka ve Michiru ise gülümseyerek yanlarına geldi.İkisi birden, 

"Selam" 

"Söyleyin bakalım nedir bu kadar önemli görev?"dedi Haruka. 

"Evren Savaşçısını bulmak.Bizim gücümüz ondan geliyormuş sonra yıllar sonra düşmaı onu aramaya başlamış tüm savaşçıları yok etmek istiyormuş bizde onu bulmamız gereki..." 

"USAGİ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! YETER ARTIK! Düzgünce anlat şunları bu ne böyle!"diye bağırıdı rei.Usagi kıpkırmızı bir yüzle rei e döndü.Haruka ve Michiru hiçbirşey anlamamıştı. 

"SENDE HEP BAĞIRIP DURUYORSUN! NE VAR YANİ DÜZÜGÜNCE SÖYLESEN!" 

"Usagi, Rei kızlar sakin olun.Haruka ve Michiru'ya herşeyi anlatmamız gerekiyor."dedi elini sallayarak Minako.Rei ve Usagi'in bağrışması bittikten sonra Luna ve Artemis herşeyi Haruka ve Michiru'ya anlattı.Aynı kızların ilk duyduklarında olduğu gibi tepki verdiler.Ama birkaç saniye sürdü.Haruka hemen toparlanıp Luna ve Artemis'e döndü. 

"Onun anlayabiliceği bir çağrı gönderemezmiyiz?Belki görür ve cevap verir bize." 

"Maalesef,Evren savaşçısının aynı ilk zamanlar bizde olduğu gibi yeniden doğduğunda hiçbirşey hatırlamadığını sanıyorum.Aksi halde o bizi çoktan bulurdu.Başımıza bunca şey gelmişken kesinlikle yanımıza gelirdi."dedi Luna. Ami kedilere döndü ve şüphe ile baktı. 

"Gümüş krsital ortaya çıktığında tamamen olmasa da hepimizin hafızası yerine gelmeye başlamıştı.Bu onun içinde geçerli olması pek ala mümkün oabilir.Hem krsitali yapanın o olduğunu düşünürsek." 

"Mümkün Merkür ama şunu da unutmamak lazım ki Evren savaşçısı öldüğü zaman, ay krallığının yok edildiği zamanın öncesinde idi.Hem o bizden bağımız.Bunu en iyi Neptün ve Uranüs iyi bilir." 

Kızlar pes etmiş bir şekilde huysuzca yerinden kıpırdandı.Birden bire Rei'in aklına birşey geldi."Durun bir dakika.Artemis Luna siz bize onun ortadan birden bire kaybolduğunu söylediniz öldüğünü değil." 

"Ve nasıl oluyorda hem ben hem de Haruka daha iyi biliriz?" 

"ARTEMİS!" 

"Afadersin Luna ağzımdan kaçtı." 

"Hadi konuşun bakalım.Sizin bizden sakladığınız birşeyler var."dedi usagi eline koz geçmişçesine. Luna ve Artemis köşeye sıkışmış bir halde başlarını öne eğdiler.Luna başını kaldırmadan konuşmaya devam etti. 

"O öldüğü zaman,Evren savaşçısı da öldü.Yaşayamadı.Bu konu da size birşey söylemeyeceğim yinede.Bu özel,herşeyin bir zaman da vardır.Anlatmayı hiçbir şeilde zorlamayın.Bu kadarını bilin yeter!" 

"O mu? O da kim?"dedi Usagi. Ama Haruka'ın başka bir sorusu vardı. 

"Luna bizim sorumuza cevap vermedin." 

"Siz Uranüs ve Neptün.Siz diğer savaçılardan ona en yakın olanıydınız çünkü onun koruyucularıydınız. Sizi hep daha farklı görevlere gönderirdi.Genel olarak hep yanında idiniz.O öldüğünde de." 

"Neyse kızlar bu kadar yeter.Vakti geldiğinde kayıp olanlar daima bulunur."dedi Artemis.Neptün ve Uranüs şaşkınlıkla kızlara baktı.Onlarda aynı şekilde onlara bakıyordu. Luna ve Artemis ise kızların daha fazla soru sormaması için yavaşça ilerlemeye başladılar. 
"Luna belki de herşeyi tam anlamı ile anlatmalıyız." 

"Vakti değil Artemis.Vakti değil." 


Işıldayan gökyüzünde heryeri huzur ve mutluluk kaplıyordu.Uzun boylu,sarı saçlı yakışıklı bir erkek yeşil çimlerin ve güzel kokulu çiçeklerin arasında biraz ilerledikten sonra durdu.Üzerinde ki siyah resmi zırh'hı güneşi yansıtıyordu. Bir süre sonra gülümseyerek karşıya bakıyor.Kumral saçları ayaklarına kadar uzanan bir genç kız sırtı dönük bir şekilde denizi izliyordu.Genç erkek ise iyice gülümseyip elini kaldırdı. "Gel benimle.Sana daha güzel birşey göstericeğim" 

Kızın dönmesine fırsat kalmadan görüntü kayboldu ve mamoru irkilerek yerinden kalktı.Küfür edip yumruğunu yatağa vurdu.Az öncekiler kimdi?Sadece bir rüya mı yoksa...? Kendisinden daha büyük görünen erkek eski hayatında kendisinin giydiği kıyafete benzer bir kıyafet giyiyordu.Yüzü çok tanıdı gelmişti.Ya kız kimdi? 

"Yoksa,Olabilir mi?"...
bağlantı;bağlantı için tıkla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder